Saturday, August 24, 2013

o kadar konuştuk bi kere ed skerin demedik ya da erkeklere kelliğin yakışmadığının delillerle ıspatı


Kel ya da saçlarını yok denecek kadar kısa kestirmiş erkeklerden pek hazzetmediğim ve insanların kafalarını kazıtma konusundaki bu garip takıntılarını pek anlayamadığımı bilen bilir.

Elimde belgeler var, göstereceğim.

İşte, Game Of Thrones'un, Drago'nun ölümünden sonra adeta gönlümü almak istercesine kadrosuna dahil ettiği yeni elemanı Daario Naharis. Fotoğraflarına bakın ve adamın ne kadar yakışıklı biri olduğunu görün.



cidden hoş değil mi?


Al işte adam aslında bu! Hangisi ha blog? Hangisi sen söyle ! Sırma gibi saçlarının olduğu hali mi yoksa neredeyse keltoş olduğu hali mi? Ya kestirmeyin şu saçlarınızı öyle kısacık. Kabak kafalarla geziyosunuz ortalarda, olmaz. Gür saç, mümkünse uzun saç istiyorum !

Thursday, August 22, 2013

okuyacak kitap arayışları sürüyor..

All That Jazz'i bildin mi? İşte o tadda, 70'ler ya da 80'lerde geçsin. Amerika'da, mümkünse New York'da olalım. Sanat galerileri, yönetmenler, yazarlar, dansçılar, ressamlar, öğrenciler, demokratlar, cumhuriyetçiler, yürüyüşler, esrar ve sigara, parlayan ve kayan yıldızlar, sanat algısı, felsefe, ilişkiler, dedikodular.. hadi bi buldurun be. Oturup en sonunda kendim yazıcam arkadaşım nerede bu kitap? En son Fang Ailesi'ni bir hevesle almıştım ama o da değilmiş. Nerede bu kitap ya?

Timothy Green'in Sıradışı Yaşamı

İşte gerçek bir aile filmi, al annanenle babannenle izle. Öyle bir film..

Bense, daha fazla yeşil, daha fazla doğa ve daha fazla yaprak bekliyordum sanırım.



 -Have a great day!
-That's too much pressure..

Wednesday, August 14, 2013

sanırım az önce uçuk çıkardım


LUIS from diluvio on Vimeo.


İspanyolcayı ürkütücü bulan tek insan ben miyim ?

Le Tableau / Mutluluğa Boya Beni

Son zamanlarda Pixar'ın hep aynı gelmeye başlayan 3d animasyonlarından sıkıldıysak (sıkılmak mı? tövbe haşa, aman Pixarcığım, o nasıl söz, sen bizim kızın kusuruna bakma) gerçekten ilaç gibi gelecek bir animasyon. 



Bir kere biçimsel olarak incelendiğinde, gerçekten çok farklı, çok güzel, bilinenin dışında, renkler, değişen tarzlar, perspektif derken resimle ya da animasyonla azıcık ilgilenen herkes mest oluyor. 

İçeriğe gelince, o bambaşka bir post konusu aslında..

Ressamın yarım bıraktığı bir tablonun içinde başlıyor film. Ressamın tamamladığı karakterler, yarım bıraktıkları, bir de en alt sınıf olarak kalan eskizler arasındaki derin uçurum ve sınıf çatışmasını izliyoruz önce. Tablodaki herkesin kafasında ise aynı soru işareti var: "Ressam geri dönecek mi?" Kimilerinin ressamın geri döneceğine dair hiç umudu yok. Tamamen boyanmış karakterler genelde ressam tarafından unutulduklarını düşünüyorlar. Bununla ilgili bir problemleri de yok çünkü onlar tamlar. Kimileri ise ressamın bir gün bıraktığı tablosuna geri döneceğini düşünüyor. Bunlar yarım kalmış karakterler. Eskizlere gelince... eh, onların hayattan pek beklentileri yok :) günü kurtarmak dışında...



Tam bu noktada, 3 farklı sınıftan oluşan bir grup, müthiş bir yolculuğa çıkıyorlar: Ressamı geri döndürmeye gidiyorlar. Böylece gelip tabloyu tamamlayacak ve herkes tam ve eşit olacak...
Ama bir kez resmin dışına çıktıklarında, diğer tablolarda bambaşka hayatlar ve karakterler görüyorlar.

Bana kalırsa bu animasyonun o kadar derin okumaları ve felsefi çıkarımları vardı ki, neredeyse kafam karıştı.

Hayranlık duymamak elde değildi...


Filmin afişinde de dediği gibi, "resmin dışına çık"





"beni kimin çizdiğini merak ediyorum ve onu bulmaya gidiyorum.." 

Tuesday, August 06, 2013

Kıyamet Gösterisi

Son zamanlarda okuduğum en eğlenceli kitap. Bu doğru. Ama karışık kurgusu ve benim kitabı uzun aralıklarla okumam sonucu biraz dolandı iplikler. Okuyalım, okutalım, bu yazarları sevelim, öpelim, pamuklara saralım.

Sunday, August 04, 2013

community


 * yarım saatlik bir dizi olması, çok komik olması ve beni sesli güldürmesi, sürekli takip gerektirmemesi, güçlü arkadaşlık ilişkileri içermesi, light bir dizi olması, her bölümün sonundaki yarım dakikalık bölümün komple diziden daha komik olması.

headbang