Saturday, February 28, 2009

ben unutursam biri bana hatırlatsın:

SAKIN EVLENME!



p.s.nedenlerini sonra açıklıycam ama bunu unutmamam çok önemli

eğer bir kutup ayısı değilseniz, lütfen ugg giymeyin!

Güzel mi? Hayır





Güzel mi? Evet!

Saturday, February 21, 2009

kadın hayatı

Evli ve 2 çocuk babası 41 yaşındaki Yusuf Özcan bir gün bir porno film izliyor ardından eşini "porno filmdeki kadına benziyor" diye 22 yerinden bıçaklıyarak öldürüyor.
Buraya kadar yeterince duruma uğramadıysanız,
Mahkeme adama hak verip "porno filmdeki kadına benzeme" diye yeni bir terim üretiyor, bunu da tahrik unsuru olarak belirliyor, cezasında indirime gidiyor.
Yani benzediğiniz kişilere dikkat edin diyeceğim ama nasıl olur o iş ben de bilmiyorum..
Bildiğim tek şey;
Kadınsanız ve hala hayattaysanız; şanslısınız. Şimdilik, sadece şimdilik şanslıyız..

p.s. ölen kadına öbür tarafta rahat ve huzur diliyorum.. tabii porno filmde oynayan kadına benzediği için bi müddet cehennemde yandıktan sonra...

Thursday, February 12, 2009

bu günleri de görecek miydik, gözlerim doldu vallahi...

bir aksilik çıkmazsa, kaza felan geçirmezsem, ölmezsem kalmazsam, allah nasip kısmet ederse, ona da birşey olmazsa, hayatımda ilk defa sevgililer gününü kutlıycam lan!

Monday, February 09, 2009

grown up

i do not believe in fairy tales or love stories any more..
i believe in the big, dark and boring pauses between adults, now.

Saturday, February 07, 2009

kuaför maceraları-2

Bir kadın için en büyük problemlerden biri kafasına göre bir kuaför bulmasıdır. Evet kuaför denilince insanın aklına ilk olarak, düzgün saç kesme, fön çekme, boya rengini tutturma gibi özellikler geliyor ki bunlar gerçekten de çok zor bulunulan özellikler.
Eskişehirde neşeli bir öğrenciykene saçımın bir tutamını yeşile boyatmak istiyorum. Çok istiyorum yani. Kuaföre gidiyoruz, anlatıyorum şurdan biraz da burdan işte yeşil olsun böyle, çok güzel olur, çok istiyorum ben. Kuaför kafamı alıyo, şööyle bir saçlarımı karıştırıyo, bakıyo, inceliyo, ağzının kenarından bir "çık" fırlatıyor. Boyamam ben diyor. Ama neden? Çünkü o şimdi orealle açarmış, sonra boyası akarmış, hem saçım yanarmış, sonra akınca kötü görünürmüş, çingene saçı gibi kalırmış, zaten olmazmış, bana yakışmazmış, yeşil de neymiş.. Yahu ben istiyorum, derdi sana mı düştü diyorum. Yeniden bir "çık" fırlatıyor. Boynumu büküyorum. Kuaförüne öyle kolay kolay karşı çıkamaz ki insan. O ne derse öyle olur. Öyle de oluyor. Saçlarım hiçbir zaman yeşil olamıyor. Ben hiç bir zaman neşeli bir öğrenciden çok neşeli bir cadıya benzeyemeden bitiyor neşeli öğrencilik günleri.
İstanbula döndüğümde yeni bir kuaförüm oluyor, onu da anlatmıştım daha önce. 1 yıl kadar da bu kuaföre gidiyorum. Sarışın oluyorum ben. Bu sarışınlık macerası da bana pahalıya patlıyor. Her iki anlamda da pahalıya patlıyor. Çünkü kuaför gittikçe saçımı civ civ tüylerine dönüştürüyor. Burnum büyük bu sefer, hayır! diyorum. Beğenmedim. Nefesler tutuluyor. Bütün gözler bana dönüyor. Diğer koltuklarda oturan kadınlar ayıplar bir şekilde çıkçıklıyor beni. Kuaför gözlerini kısıyor. Yanıma geliyor. Tıslayarak konuşuyor: Bu renk sana çok yakıştı. Biraz korkar, biraz mahcup gitmiyorum artık o kuaföre de.
Teyzem bir kuaföre gidiyor. Canımcığım, cicimciğim. Öpücükler gülücükler. Bu sefer 6-7 ay kadar da buraya gidiyorum. Adam saçlarımı mahvediyor! Teyzem adama küsüyor. Adam hepimize küsüyor.Ben sadece beni dinleyen, anlayan, sonra da anladıklarını saçıma uygulayan bir kuaför istiyorum.
Fazlası değil.
Oysa kuaförler bundan çok daha fazlasını veriyor. İstemesen de veriyor. Almamak olmuyor. Yakın arkadaşın dostun oluyor. Sevgilini soruyor. Aileni soruyor. İşini beğenmezse laf çarpıyor. Diğer müşterilerinden örnek veriyor. Herşeyi eleştriyor. Beğenmeyecek diye hikayelerin değişime uğruyor. Dinlediğin şarkıları soruyor, izlediğin dizileri soruyor. Yanıtlarını anlamazsa ya da beğenmezse yandın ki ne yandın. Sen gittikten sonra arkandan dedikodun dönüyor. Ama buna alınmıyorsun, zaten herkesin dedikodusu dönüyor. Bir müddet sonra sen de yorumlar üretirken buluyorsun kendini. Onun yorumuna benzeyen yorumlar. İstemediğin her şeye ikna edebiliyor seni. Asla ama asla seni dinlemiyor. Ne istersen iste o anladığı ve beğendiği kadarıyla yapıyor.

Bu kızsal yazının özeti; yine kuaför değiştiriyorum. Önerisi olan?