Sunday, May 10, 2015

Foxcatcher


Çok etkileyici ve çok asab bozucu bir filmdi Foxcatcher. Gerçek bir hikaye olması daha da fazla etkilenmeme neden oldu.

Film tam anlamıyla erkeklerin ego, erkeklik ve iktidar ile sorunlarını çalışan filmdi. Öncelikle güreş gibi erkek gücüne dayalı bir sporda, abisinin altında erkeklik ve var olma mücadelesi veren bir kardeşin egolarına şahit olduk. Ardından ne yapacağını bilemediği serveti ve baskın annesinin altında erkeklik ve var olma mücadelesi veren bir antrenörün... 

Dupont'u da, Mark'ı da o kadar iyi tanıyoruz ki aslında. Biri patronumuzsa öbürü erkek kardeşimiz. İkisinin de açmazlarını görüyoruz, ikisinin de tehlikeli olduklarının farkındayız, ikisinden de tiksiniyoruz.

Filmin sonunda Dupont'un Dave'i vurduğu sahnede bunun yanına kar kalacağını düşünmüştüm. Polislerin onu yakalamaya gelmesi ve hapishanede öldüğünü öğrenmek beni çok şaşırttı. Adalete alışkın değiliz tabii ülkeden dolayı :)  

Son olarak oyuncuların hepsi ayrı ayrı çok iyiydi. Steve Carell, eminim pek çok kişiye kim olduğunu unutturmuştur, muhteşemdi. Karaktere çok benzemiş hatta tiksindiricilikte onu bile geçmiş. Channing Tatum'un böyle saygın ve etkileyici işlerde oynayacağını tahmin etmezdim, klasik "kaslı yakışıklı mal adam"lığın çok dışında, iyi bir çizgi yakalamış. Mark Ruffalo, ki kendisini severim, uğradığı değişimle beni şaşırttı. Onun da koruyucu kollayıcı abi, rahat aile babası performansı güzeldi.  

Son olarak film sayesinde milli güreşçilerimizin başarılarını da öğrenmiş oldum :) umarım güreş alanında iyi gidiyoruzdur. 

Filmde çekilen Foxcather çiftliği filminin aslı ise burada (tüyler ürperecek in 3..2..1)
https://www.youtube.com/watch?v=D4WOqUkJmFQ



No comments: