Friday, April 17, 2015

Herkesin sevdiği ama benim sevmediğim şeyler; Diziler

Tamam, zevkler ve renkler meselsi. Bazıları bazı şeyleri sever, bazıları nefret eder. Ben de biliyorum. Ama bazı şeyler var ki, tamamen yalnız olduğumu düşünüyorum. Bunu bir seri yapmayı düşünüyorum alında (çok fazla konuda yalnızım, bilemezsin blog), ilk olarak dizilerle başlayacağım. 

Hani ayıla bayıla izlenen, fanlarının yayın saatini tırnaklarını yiyerek bekledikleri diziler var ya, hah, işte ben o dizileri hiç sevmedim.

- - -  bir şey yok ama spoiler yeme konusunda hassassan okuma  - - - 

İlk örneğim Breaking Bad olacak. Evet, başıma birşey gelmeyecekse ben Breaking Bad'i sevmedim. Yani hem çok gergin bir dizi olduğu için sevmedim. Sürekli birileri birilerine yalan söylüyordu sonra da yalanları ortaya çıkmasın diye götleri tutuşuyordu. Adeta Yalan Rüzgarı'nın çölde çekilmiş aşksız versiyonuydu. Tüm bu zorlama gerginliğe rağmen ilk sezonlarında accayip sıkıldığımı ve zoraki ilerlediğimi hatırlıyorum. 


Herkesin Walter Reyiz diye hayran hayran izlediği bu adamı ben oldukça kötü kalpli, psikopat, gözünü para hırsı büyümüş, mantıksız, yalancı ve egolarından önünü göremeyen biri olarak görüyordum. Bu adamı hiç sevmedim ve bir süre sonra da tamamen başına gelecek kötü sonu görmek için izledim ve gördüklerim beni hiç şaşırtmadı. Hatta yine kayırılmış olduğunu düşündüm. Yani, ne bekliyorsunuz ki? Boğazına kadar pisliğe ve yalana batmış bir adam, bundan daha korkunç bir sona kurban gidebilirdi. İnsanların sadece zeki diye bu adama bu kadar prim vermelerinden pek hoşlanmadım, zeki olmak bence de iyidir ama zekanı neye kullandığı önemlidir. Hayır zeki insana bu kadar mı hasretiz yav??

Yine herkesin aksine ben Skyler'ın hiçbir zaman bitch olduğunu düşünmedim. Sadece ara ara daha dürüst davranmasını beklerdim ama sorun değil. Kadını anlayabildim, hak verdim. Sanırım dünya üzerindeki ondan nefret etmeyen tek izleyici de yine benim. 

(bu arada bu dizi aklıma şuradan geldi, Jesse'nin elinde Hello Kitty'li telefon tuttuğu bir sahnenin gifini gördüm ^x^) 

İkinci dizi ise Mad Men. Ben Mad Men'i çok sonra izlemeye başladım ama hep merak ediyordum, büyük bir iştahla başladığım ilk sezon bittiğinde devamını seyretmeye gerek bile duymadım. Hevesle ve merakla başladığım dizi sayesinde dönemden de tiksindim, reklamcılığın yükselişinden de.. 

Bir kere sezon finalindeki olay komediydi. Sonra, diziyi izlerken siroz oluyorum sandım. Ayrıca yine insanların ayıla bayıla hastası oldukları baş karakterden ben daha ilk dakikalarda nefret ettim. Bütün bir sezonu belki ölür ne bileyim ölmese bile karısı terk eder, işinden kovulur, hastalanır, bişi olur diye bir umutla izledim. 

İşte Don, yoksa göt mü demeliyim?? Üzgünüm Don, bizim burada göte göt deniyor. Hihohahaha. Göt! 

Bu karakteri izleyip beğenen bir kadın varsa gitsin bir nöroloğa ya da psikologa görünsün.

Aslında bir iki dizi daha var ama şimdilik ağır topları yazdım. Bu dizileri sevmediğim gibi milyorlarca hayranını da hiç anlayamadım.

No comments: