Thursday, February 27, 2014

konfetilerin saçlarına yapıştığı kız



hayatımda olan biten şeyleri şaşkınlıkla izliyorum. küçük vedalar olduğu kadar, sürekli de bir parti havası.
ol dedim mi olmuyor bazen ama oldumu da nasıl güzel oluyor her şey.
konfetilerin saçlarına yapıştığı kız benim bu sefer galiba.

Sunday, February 23, 2014

Arbitrage


Richard Gere'i böyle gerim gerim gerilirken görmeye hiç alışkın değilim. Onu kısık gözleriyle gülerken, yakışıklılığın ve zenginliğin getirdiği tatlı baş belalarıyla uğraşırken görecekmişim gibi bir his vardır içimde. Bu sefer o zengin adamın perde arkasını gördük.
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Bu filmde beni en çok şaşırtan şey aslında şu; adam karısını aldatıyor, yalan üstüne yalan söylüyor, sahtekarlık yapıyor, ve ben yine de filmi izlerken, bir şekilde işleri yoluna sokacak mı diye tedirgin bir şekilde bekliyorum. Hatta sonunda karısının çıkışına şaşırıyorum. İçimin yağları erimiyor. Hak ettiğimi bulduğunu düşünüp huzura  ermiyorum. Bu bana biraz da tuhaf geldi.
Bu, erkeğin karısını aldatma hikayesinde de, her zaman aldatılan kadınla empati kuruyorum. Kendime yakın bulduğum karakter o oluyor. Bu da ilgimi çeken ikinci bir konu.
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - 

Yeniden filme dönersek,
temposu düşük bir filmdi, fazlasıyla gerçekçi olduğu için, kaçma kovalamaca yoktu, bizi içine soktuğu gerilim olayların her an herkesin başına gelebilecek şeyler gibi görünüyor olmasıydı. Bayılarak izlediğimi söyleyemem ama Richard Gere'in beni şaşırttığını söyleyebilirim.

Friday, February 21, 2014

Kapak Kızı


Bu kitabı okurken karakterlerin hepsinin iç dünyalarına nasıl da hakim ve ne düşündüklerinden nasıl da emin olduklarını gördükçe çok şaşırdım. Sanırım bunun sebebi de benim kendi iç dünyamı çok az sorgular ve düşünür olmam. Aynı kadının elinden çıkmış karakterler olsalar da, hepsinin düşünceleri ve hisleri üzerine bu kadar iyi odaklanmaları beni çok şaşırttı. 

Wednesday, February 19, 2014

Monsters University



Monsters Inc. filmindeki iki arkadaşın üniversite yıllarını anlatan bu film. Gözlerimi 3d animasyona, modele, karakter animasyonuna, ışığa doyurdu.. Harkuladeydi..
Film de elbette çok eğlenceliydi, ama ben daha fazla serbest collage şakaları ve geyik göreceğimi düşünürken sürekli hırs, çalışma, zorluklarla mücadele, üstelik hiç de umduğum gibi de sonlanmadı. Bu yönüyle beni şaşırttı doğrusu. Bu beklentimin nedeni de filmden çook önce izlediğim minik trailerlar oldu. Hani şu disko toplu olan trailerlardan bahsediyorum :) Aha çok eğlenceli film geliyo diye sevinmiştim. Bayaa hayatı öğreten film yapmışlar. Başarıya giden yolun birden fazla varyasyonu olduğunu anlatmışlar. Güzeldi, şaşırdım. Beğendim. Son olarak bir yerlerde süpriz bir şekilde Boo çıkar sanıyordum karşımıza. Tabi sonra düşününce, o daha o zaman doğmamıştır ^x^
Filmin tüm bu kendi içindeki özellikleri dışında, bu adamlardaki üniversite, "college" kültürü ne güzel bir şey değil mi blog. bambaşka bir şey cidden. Bireyin önemli olduğu, bilginin kıymetli olduğu, hayatın yavaş yavaş çözümlendiği, yaşanması gereken bir şey gibi sanki. Bizdeki üniversite anlayışı gitgide tuhaf bir şeye dönüşmüş geçen gün kurumda liseden gelmiş bir stajyerle konuştum. Kızla aynı dili konuşmuyoruz sanki, üniversiteye bakış açısı o kadar tuhafki.. Her şehirde boş buldukları dershane binasını üniversite yapmışlar. Eğitimin bir değeri kalmamış, istihdamı düşünen yok. İşsiz mezunlar etrafta cirit atarken bir sürü çocuk hala herhangi bir bölüme kapak atmak için kendini paralıyor. Üniversitelerin bir kültürü, dili, havası, kampüsü, kütüphanesi, öğrenci kulüpleri yok. Yurt-kurun komik kuralları, kokan battaniyeleri.. Hocalar lise öğrencisi muamelesine devam ediyor.. Bu "college" olayı çok hoşuma gidiyor, bir de parası olmasa :)

Tuesday, February 11, 2014

Ruhi Mücerret

Ruhi Mücerret'i ve diğer Murat Menteş kitaplarını da asıl sevme nedenim, adamın zekasına olan hayranlığım dışında, hayatın bir anda değişebileceğini ve sıradanlıktan kurtulabileceğini ve aslında her an her şeyin olabileceğini anlatıyor olması sanırım. İçten içe böyle bir umut beslemek, bunun olabileceğini bir yerlerde okumak iyi geliyor bana. Sonuç olarak hiçbir şey değişmese de..

Friday, February 07, 2014

Seven Psychopaths


Çok eğlenceli, çok şaşırtıcı, çok etkileyici bir film oldu benim için. Öylesine bir macera filmi sanıp açtığımız film tuhaf bir kara komedi çıktı. Şok olup gülsek mi üzülsek mi ne tepki vereceğimizi şaşırdık çoğunlukla. Kesinlikle tavsiye ederim. Biraz uzun tutmuşlar ama sorun değil. Zekice yazılmış senaryosu ve hepsi döktürmüş oyuncularıyla biz çok beğendik :)