Monday, October 06, 2014

A Cat In Paris

"sen çok şanslı bir kızsın, seni şımartan bir kedin var" 



Dino, ilginç ve zeki bir kedi. Gündüzleri Zoe'nin kollarının arasına girip sırnaşıyor ve ona küçük hediyeler getiriyor, geceleri ise bir hırsızla birlikte çalışıyor. Zoe'nin annesi bir polis ve yine polis olan babası, Kosta adlı bir soyguncu tarafından öldürülmüş. Annesinin tek amacı Kosta'yı yakalamak. Zoe, bir şekilde olayların tam ortasına düşüyor. Kedi ve hırsız da ona yardım ediyorlar.. Olaylar olaylar...



Çizimleri ortaokulda hazırlıktaki ingilizce ders kitaplarımı hatırlattı. sanırım 90ların sonu ve 2000lerin başında, karanlık ve gotik esintiler taşıyan, amerikanın buram buram jaz ve kahve kokan arka mahallelerine merak duymamı sağlamıştı bu çizimler. Konudan sapmayayım, filmin bu havası hoşuma gitti. Hikaye çok ilginç olmasa da sempatikti ve küçük esprileri sevdim. 
Animasyonun, ışıklar söndüğünde siyah beyaza dönen halini de sevdim. 
En çok da müzikleri sevdim. 

- - - 
Kosta'nın delirmesi iyi olmadı bence. İlginç derecede takıntılı insanlar vardı zaten, anne de ayrı bir takıntılıydı. 
- - - 


Son olarak, kötü adamların neden hep beceriksiz yardımcıları olur ki?? gruba eleman alırken gerçekten daha seçici davranmaları gerekir. 



No comments: