Tuesday, September 30, 2014

Rabbit Hole

 Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine indirdiğim Rabbit Hole'da Aaron Eckhart'ın oynadığını öğrendiğimde iyice sevindim. Bu yakışıklı, yanaklarındaki gamzeler yarıklar açan göt çene, benim eskiden beri hastası olduğum bir adam. Sırf onun hatırına saçma sapan filmler izlemişliğim vardır. Dolayısıyla bu filmi gerçekten mest olarak izledim. Aaron biraz yaşlanmış, ama hala mihrap yerinde ..

Evet bu kadar geyikten sonra film hakkında da birkaç şey söylemek istiyorum. Filmde büyük bir acı yaşamış karı koca var. Ama ilginç bir şekilde büyük acı yok. Hiçbir arabesklik yok. Ortalarda, görünmez rahatsız edici bir şey de yok. Her şey çok normal, çok olası ve çocuklarını kaybetmiş bir aileyi milyonlarca farklı acı çekiş şeklinde izletebilecekken, böyle duru, su gibi akan bir film çekebildiği için yönetmeni kutlamalıyız bence. Hikayede değişik bir şey de yok üstelik. Yine her şey tahmin edilebilir, normal, günlük hayatta olabilecek şeyler. Ama şunu görüyoruz, herkes yavaş yavaş, kendi yöntemleriyle iyileşiyor. İnsanın yaralarını sarmasını bekleyecek ve ona anlayışlı davranacak biri olursa, daha çabuk iyileşiyor herhalde. Filmde hikayeden daha çok oyunculuklar ön plandaydı, ben özellikle Miles Teller'i çok beğendim. Gerçekten çok iyiydi. Nicole Kidman normalde hiç sevmediğim ve ısınamadığım bir oyuncudur, üstelik bu filmde botokslu suratıyla iyice tuhaf görünüyordu ama onu bile beğendim. (Aaron'a zaten laf yok, enişten olur blog)
Kısaca, hiç bir ucuzluğa ve duygu sömürüsüne kaçmadan, güzel oyunculuklar ve basit hikayesiyle su gibi akan, anlaşılır bir film olmuş. İzleyiciyi çok üzmüyor da üstelik.

No comments: