Sunday, September 07, 2014

Haset Ve Rekabet

Bu kitabı ciddiye alın ve ben kimseyle rekabet içinde değilim ki ya da kimseye haset etmiyorum okumama gerek yok diye düşünmeden (hatta durum buysa tam tersine bir an önce alıp) okuyun, bir aydınlanma yaşayacağınız kesin. İşte kitaptan alıntılar
copy paste değil alın teri!



"Kadınlar aslında Freud'un iddia etmiş olduğu gibi, penise organ olarak sahip olmayı arzu etmiyor; asıl haset duyulan, ataerkil sistemin erkeklere sorgusuzca atfettiği ve kadınlardan sakındığı üstünlük, iktidar, karar yetkisi, ekonomik güç gibi ayrıcalıklı konumlar. Bu ayrıcalıklı konumlara sırf kız olarak doğduğu için ulaşamamanın, farklı tutulmanın yarattığı engellenmişlik duygusu haliyle açık ya da örtük (bilinçaltı) bir haseti de besler."

"...haset, "Ben bunu istiyorum" der, kıskançlıksa, "Elde ettiğimi ya da bana ait olanı geri istiyorum" der."

"...ruhumuza kötü gelen durumları bize bildirerek oradan uzaklaşmamız veya bir müdahalede bulunmamız sinyalini verirler.
Duyguları değiştirmek ya da reddetmek mümkün değildir; duygular sadece duyulur, anlaşılır ve kabul edilir.... Genelde kabul gören, anlaşılan duygunun ruhumuz üzerindeki baskısı azalır."

"HAS(R)ET"


"Verilen ceza ya da kısıtlamalar, küçük düşürücü söylemler, takdir ve sevgi esirgeme gibi duygusal cezalar kızlar için ürkütücü, acıyla yaşanan ve gelişimlerini çok olumsuz etkileyen eylemlerdir. Annenin bilinçli ya da bilinçdışı, açık ya da örtük öfkesi kimi duyarlı kız tarafından hızla algılanır; babanın dikkatini çekmemek ve annenin öfkesine maruz kalmamak için, kızlar kendini görünmez kılarak koruma altına alır. Zamanla bu tutum, rekabet gerektiren durumlarda da farkına bile varılmadan başvurulan bir savunma mekanizmasına dönüşür. Gelişme sürecinde, yuvarlaklaşan ve dişileşen hatlarını kapatmak,belli etmemek için bol giyinmek, ortadan yok olmak, hırçınlaşmak kadar şişmanlamak da kimi kızın bilinçaltında başvurduğu korunma yöntemleridir."

"Duyguların da kendince bir ömrü vardır ve (kronik hale gelmedikçe) zaman aşımına uğrar, şekil ve renk değiştirirler."

"...aslında gücünü kullanacağına kendi içinde onu un ufak eder; kendi gücünü yiyerek(veya kendine yönelterek) kendini mahveder..."

"Başarılı erkeklerin çoğunlukla etrafı çevrelenmiştir, gerek hemcinsleri gerekse kadınlar tarafından hiçbir şekilde yalnız bırakılmazlar. Buna karşılık başarılı kadınların çevresi ne yazık ki seyrelir, her iki cins de başarılı kadınları yalnız koymayı yeğler. Erkekler yalnız kalmak ve yaşamlar tek başına baş etmekten nispeten gurur duyar. Red Kit'in simgelediği gibi, doğada ve hayatta tek başına mücadele etmek erkekliğin sarp yollarında nedense bir başarı simgesidir. Buna karşılık kadınlar yalnız bırakılmaktan utanç ve acı duyarlar. İlişkiler için ve içinde yetiştirildiğinden, yalnız kalmak bir kadın için başarısızlığı, sevgisizliği simgeler. Başarısının keyfini yaşayacağına, kendini bunun acı faturasını ödüyormuş gibi hisseder. Bu gibi sonuçları sezinleyen pek çok kadın, bu faturayı ödememek adına başarısını durdurur ve rekabetçi ortamlardan kaçar."

"...başkalarının onu kıskanacağını, onunla rekabete gireceğini düşünmek dahi çok ürkütücü geliyordu ona. Değil kabul etmek, bu durumla baş etmeye dahi kendini hazır hissetmiyordu..."

"...kaderini değiştirmeye çalışan bir kızın önüne öncelikle annesi, kız kardeşleri (veya diğer kadınlar) çıkar..."

"...duygular bizi iyi veya kötü insan yapmaz, sadece insan yapar. Duygularımızı tanımlayıp farkındalığımızı artırdıkça, duygularımızın esiri olmaktansa, onları denetlemeyi, enerjilerini kendi yararımıza kullanmayı öğreniriz." 

No comments: