Sunday, August 17, 2014

Exit Through The Gift Shop

Sizin de çevrenizde böyle bir insan vardır mutlaka. Cahil olduğu ya da az bildiği konularda özgüven patlaması yaşaması ve azıcık bilgisini satmasıyla iş kapar ve siz o kadar da iyi değilim canım, daha hala şunları yapamamıştım, iyiyim demem yakışık almaz diye kendi içinizde düşünürken o atı alıp üsküdarı geçer.  Cehaletini kendi de bilmediği için ayarsız sorularla ya da cümlelerle beyninizi yakar. Hayata dair tespit yapayım derken komik duruma düşer. Onun yerine siz utanırsınız. Ondan daha cahili çıkar, büyük adamsın der. Ağzınız bir karış açık kalır. Cahilliğine rağmen bu kadar sosyal olmasına inanamazsınız. Sanatçıyım derken bile içindeki esnafı görebilirsiniz. Bu sevgili lümpen arkadaşlar, kötü insanlar da değillerdir aslında. Sadece, gerçek sanatçıların akşam yemeğinin 2 sigara olduğu ve kaldığı ufacık dairesinde derin bir sisin altında ruhunda fırtınalar koparken gözyaşı döke döke sanatını icra etmeye çalıştığını bildiğinizden, "yolunu bulmuş" bu insanlara biraz uyuz olursunuz. Çünkü herhangi bir sanatla yoğun bir şekilde uğraşan ve kendini böyle ifade edebilen kişi, zaten sosyal hayatın köşesine itilmiş ve topluma uyum sağlayamadığı için bu kadar tutkulu, acı dolu ya da tam tersi hayat dolu şeyler üretebilmiştir.
Neyse, konumuz bu değil,
konumuz, belgeselimiz, "Exit Through The Gift Shop".
15 dolara aldığı tişörtü özel tasarım diye sergileyip 500 dolara satan ve gözlerinde dolar işaretleri çıkan Fransız abimiz, bir gün bir şekilde bir kamera bulur ve bokunu çıkarana kadar çekim yapmaya başlar. Bir gün sokak sanatçısı kuzeniyle dışarı çıkar ve kuzen grafiti yaparken Fransız abimiz de heyecanla çekim yapar ve bu adrenalin çok hoşuna gider. Kuzeniyle biraz takıldıktan sonra onun vasıtasıyla başka bir grafiti sanatçısıyla tanışır. Olaylar gelişir. Ta ki Banksy'le tanışana kadar.
Belgesel gerçek mi kurmaca mı bilmem, herkes birşey savunmuş, bence gerçek. Çok gerçek hatta. Özgün işler yapan insanlarla takılan ve odaklanma problemi çeken fransız esnafı abimizin tabii destekliyoruz bu tarz eventleri, daha çok olmalı, diyen sosyetik kadınlara 50,000 dolara tablo satması.. evet, gerçektir. Farklı versiyonları da çoğumuza tanıdık gelecek.
Bence filmde Banksy'nin face palm yapmamış ama yapmış kadar olmuş halleri çok iyiydi.
Gayet eğlenceli bir belgeseldi.

No comments: