Thursday, June 05, 2014

JUNEBUG

ölümüne sıkılacakmışsınız gibi başlıyor film, sonra bir şekilde içine alıyor sizi. tipik orta amerika ailesi, allah muhafaza, günlük sıkıcı hayatları ve o ağır mobilyaları, o hıristiyan komşuları, o kilise koroları derken tipik anadolu ailesinden birşeyler bulacağımız kesin :) 
filmde en akılda kalan karakter ashley, çocuksu, dengesiz, iyimser, sempatik, küçük dünyasının dışındaki şeylere büyük bir merak ve heves duyuyor. asıl güzel ve genç olan kendi olmasına rağmen büyük salaklığı ve boğucu sevgisiyle nasıl itici bir eş haline geldiğini net bir şekilde görüyoruz. 
zarif madeline, kocasıyla her gece seviştiği için utanmaz olmakla(!) suçlansa da filmin kötü karakteri o değildir dostlar, aldanmayın.. o, olabildiğince açık yürekli ve iyi ama kendi tarzıyla uyuşmayan o küçük kasaba insanlarıyla bağ kuramamış biri yalnızca. 
bu filmin asıl hıyarı ve ben olsam dakkasına boşayacağım karakteri george'dur. biraz iyi görünüyor diye, iki kitap okumuş eline diplomasını almış diye, doğduğu kasabaya sırtını dönmüş, 6 ay önce evlenmesine rağmen ailesini düğününe bile çağırmamış, karısının iş gezisi olmasa ailesini görmeye bile gitmeyecek o hayvanın evladı, karısını ilk defa gittiği kasvetli aile evinde sürekli yalnız bırakmış bir öküz. sonra ne olduysa bir anda aile kuşu, kilise bülbülü kesilip madeline kendince trip atmaya kalkışması büyük mallık. filmi izleyip de bunu göremeyen varsa, o da o izleyicinin mallığı, geroge'un ailesi ile madeline kaynaşamayacak ama kendilerince doğru olanın peşinden giden iki grubu temsil ediyor. geroge ise dediğim gibi.. filmin tek kötü karakteri

No comments: