Tuesday, May 06, 2014

Gorajde Güvenli Bölge

Beni çok etkileyen bir çizgi romandan bahsedeceğim şimdi.
Joe Sacco'nun bu çizgi romanı, Doğu Bosna'daki savaştan sonra bölgeye giden bir gazetecinin notları, röportajları, ve kendi gözlemlerinden oluşuyor. Kitap devam ettikçe akıyor, elimden bırakamıyorum, kanım çekiliyor, okudukça içim şişiyor, aklım almıyor.. Üstelik Joe Sacca tüm anlattıklarını ajitasyondan uzak hatta ilginç bir şekilde de eğlenceli aktarıyor. Kitap birkaç sayfalık bölümlerden oluşuyor. Her bölümde farklı bir kişiyi ya da olayı ele alarak yeni bir konu işliyor.
Örneğin eğitimden bahsettiği bölümde, saldırılardan dolayı eğitimin nasıl aksadığını anlatıyor. Eğitim öğretim yılı bir sene 2 ay geç açılıyor, bir saldırı daha oluyor araya yine aylar giriyor, belki o sene hiç ders yapılmıyor. Saldırılar esnasında ölen ya da yaralanan öğrenciler olduğundan okula gelen öğrenciler arkadaşlarının boş sıralarıyla karşılaşıyorlar. Ya da savaştan kaçan ailelerle birlikte çocuklar da okuldan kopuyor. Üstelik okula gitmek ve gelmek çok tehlikeli, keskin nişancılar her yerde insan avlıyor. Tüm bunlara rağmen okula gidebilen çocukları neler bekliyor? Her 10 tanesinden sadece 2'sinin kitabı var. Defter, kalem sürekli bulunmuyor. Sınıflarda elektrik ve ısıtma yok. Beden eğitimi salonları olmadığı için beden dersleri teorik olarak işleniyor. Bilgisayar dersleri de öyle.. Öğretmenlere maaşları ise sigara olarak ödeniyor...


p.s.Beni, Bosna'daki savaşla ilgili en çok şaşırtan şeylerden biri, bu katliamın tarihin tozlu sayfalarında değil de 90'lı yıllarda üstelik burnumuzun dibinde ve Avrupa'nın göbeğinde olması olmuştu. Ve, tıpkı kitaptaki insanların da hayret ettiği gibi, hiç kimsenin hiçbir şey yapmaması. Bu her zaman hayret ettiğim inanmakta güçlük çektiğim bir şey olmuştu. Şimdi bir şeye daha, hem de çok daha fazla hayret ettim. O da insanların komşuları tarafından sırtlarından vurulması. Kimliğini hiç önemsemeden bütün çocukluğunu ya da gençliğini birlikte geçirdiğin insanların bir kaç gece sonra sana ya da ailene ateş etmeye çalışmaları... Elbette içlerinde iyileri de vardır ama, genel olarak örgütlü bir şekilde böyle bir kötülüğü nasıl yaparlar? İşte bunu anlamakta çok zorlanıyorum. Aynı şehirde, aynı mahallede yaşayan insanlar birbirlerinden nasıl bu kadar ölesiye nefret edip bu kadar korkunç şeyler planlarlar.. Çok büyük bir güvensizlik. Ben bile, sadece okuduklarımla incindim o komşulara, arkadaşlara.

No comments: