Saturday, April 19, 2014

Hepimizin Sevgilisi



Film festivalinin sanırım en kötü filmine bilet almışız. "Hepimizin Sevgilisi" tanıtım metninde uzun diyaloglarıyla Woody Allen filmlerine benzetilmiş bir romantik komedi. Ben ise 15 dakikalık bir kısa film konusunu 90 dakikalık bir uzun  metraja nasıl yayarım diye yola çıkılmış, berbat bir yönetmenlik örneği olarak tanımlıyorum.
Öncelikle öğrencilerin çektiği kısa filmlerde hep gördüğümüz bir sahne vardır. Konu ne olursa olsun, oyuncu sahneye girer, bir sigara yakar. Mevzu neyse hiç fark etmez. Sahneye girer, sigarasını yakar, bir nefes çeker, üfler, sigaraya bakar.. Dakikalar akar. Zaten 5 dakkalık filmin 1 dakikası böyle biter ve biz kendimize "neden bunu izliyoruz acaba" diye sorarız. Bu (piyes diyeceğim artık) piyes kıvamındaki kötü filmde sigara sürekli boşluk doldurma aracı olarak kullanılmış. Bu çok ama çok kötü bir fikir -_-
Oyunculuklara gelince, Korelilerin vücut dilleri, ses tonları gibi konularda pek bilgiye sahip değilim ama bana aşşşırı tiyatral geldi ve İsmail Abi'nin Korece Konuşması adlı dünyaca meşhur youtube videosunu düşünüp sürekli kikirdedim :) sussanaa-aaa
Biraz daha günlük hayatın içinde olsa, iç/dış mekanlar görsek, diyeceğim kültürün içine girdik. Öyle bir kazanımımız oldu. Kore'ye gittik geldik. Yok. Kapalı bir kamera açısıyla, görebileceğimiz en küçük mekanlar bile sahnenin dışında tutulmuş. Belki set kuruldu, o bile olabilir, yaşayan gerçek bir mekan göremiyoruz hiç.
Senaryoda birşeylerin biraz daha altı eşelense, örneğin sinema okulunu bitirmiş gençlerin işsizlikten kıvranmaları, kendi filminin parasını kendi ödeyen, kimse de izlemeyince batan yönetmenlerden, çaresizlikten ya da korkudan okulda kalmak isteyen ya da yurt dışına kapağı atınca bir şekilde işlerin düzeleceğini uman öğrencilerden bahsetse, gerçekten başarılı bulurdum. Ama bu konular da çok yüzeysel (birkaç dakika) işlenmiş o kadar.
Senaryo bir yere de bağlanmıyor. Ne bir yüzleşme, ne bir sonuç bölümü.
Üstüne üstlük çekimler berbattı. Mesela iki karakter karşılıklı oturuyor. Geniş planda izliyoruz. Sonra birden çılgın bir zoom giriyor. Birşey olacağını bekliyoruz. Hiç bir şey olmuyor? Uzuuuun panlarla Gözümüz yoruluyor.
Belki yönetmenin ilk sinema filmidir. Bakmadım bile bir daha. Festivale yakışmayacak kadar saçma bir filmdi.

No comments: