Saturday, January 11, 2014

Cafe London



Biri Kozyatağı, biri Göztepe Bağdat Caddesi olmak üzere iki şubesi olan Cafe London'ın, ben Göztepe şubesi için konuşacağım. Burayı diğer cafelerden ayıran (başka yerde varsa da ben bilmiyorum) en güzel özelliği cumartesi sabahları sanırım öğlene kadar canlı lir dinletisi olması :kalp: bu gerçekten büyüleyici bir enstrüman.. Bayılıyore
Çayları zaten harika, English breakfast tea, winter tea ve daha denemediğimiz pek çok çay çeşidi mevcut, benim gibi bir çaykolik için harika bir yer. Tuzlu sevenler için, ıspanaklı kiş yapıyorlar, ouy ouy ouy... ayrıca yine bu mekana özel unsuz bir pastaları var. Çilekli, muhallebili fındık tozlu, kıyılmış fındıklı gibi bişi... ben hayatımda böyle bişi yemedim. Kesinlikle denemelisiniz.
Gelgelelim bazı kötü yönleri de var ki güzellikleri sıfırlıyor.. Öncelikle burası çocuklu ailelerin gözde mekanı sanırım. Neden bilmiyorum aslında çocuklar için özel birşey yok. Biraz önce hayranlıkla bahsettiğim lir dinletisini çocuk çığlıkları arasında duymak cidden çok zor oluyor. Hızını alamayan bir kaç anne yan masamda bebeklerinin altlarını değiştirdiler hatta :s
Son olarak da servisleri çok kötü. Yani umutla umutsuzluk arasında gidip geliyorsunuz çoğu zaman.. 15 dakika bekliyorsunuz menü gelsin diye mesela. Menü gelmeyecek herhalde kalkalım mı derken birden menü geliyor! Yiyeceklerinizi söylüyorsunuz ama bu sefer de onlar gelmiyor -_- Gelen çaylar istisnasız dökülmüş ve çay tabağını doldurmuş olarak geliyor. En son hesabı almama konusundaki ısrarlarını görünce acaba bir güzellik mi yapacaklar diye düşünmeyin. Sadece bahşiş bırakmayın.

No comments: