Thursday, January 31, 2013

Dream Home


Vay arkadaş... Son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerdendi. 

Watership Tepesi

Bildin mi bu kitabı blog? Losttan beri bildin mi? Sawyer'ın okuduğu kitaplardan biriydi Watership Tepesi.


gamzelerine kurban ^x^
Bu kitabın başlangıcı o kadar sıkıcı ki, yani, çok ama çok sıkıcı. Çoğu insan ileride neler olduğunu görmek için kitaba bir şans vermeyecektir. Ama verilebilir. Olaylar öyle güzel ilerliyor, macera öyle güzel devam ediyor ki, şans verilmesi gereken bi kitap. O şansı vericeksin arkadaşım!!! Tavşanları da seveceksin. Şu yeryüzünde ne kadar yaşayan canlı varsa, hepsine kıymet vermeyi öğreneceksin! Kitaba geri dönelim, neyse. Güzel ama gereksiz uzun tabi, keşke bu kadar uzatmasaydın ponpon kuyruklum diyerek okuyup, bittiğinde sevindiğim bir kitap oldu. 

Sunday, January 27, 2013

rüya


Inception gibi,
Bir kitapçıdayım ve kitapta olan şeyleri gördüğümü biliyorum.
Thor var.
Boromir var.
Cücelerin alayı var.
Harry Potter var, Ron var, Hermonie var.
Sauron var.
Ama hepsinden daha da kötü olan bişey var, aşağıda, karanlıkta.
O çok kötü ve herşeyi yutuyor.
O kadar büyük bir ağzı var ki ağzının kenarlarında ejderhalar var.
Ve en sonunda kitapçı geliyor, ki kitapçı eski bir hocammış.
Bana herşeyin o kötülüğü durdurmak için olduğunu söylüyor.
Kitaptaki herkesi feda ettiğimizi biliyorum ama onlar hayaldi, kötü olan şey ise gerçekti.


Monday, January 21, 2013

En Gaz Şarkılar Listem

Merhaba sevgili blog,
Yine bir amme hizmetiyle karşındayım.
Bugünlerde beni gaza getirsin diye dinlediğim şarkılardan bir liste yaptım.
Spor yaparken de iyi giderler diye düşünüyorum her ne kadar ben yapmasam da..
5 şarkılık listenin 4'ü soundtrack (tabii ki :) )
here we go

5- Beowulf - A Hero Comes Home
http://www.youtube.com/watch?v=kyXydZwYtZ8

"it doesn't end here" demesi, sanırım pek çok şeye değer. it doesn't end here demek, ben ne zaman bitirirsem o zaman bitecek demek ! Ben de başarmadan bitirmeyeceğim.

4- The Hobbit- Song Of The Lonely Mountain
http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=UJwyW9ngLNg

Dinlerken replay tuşuna baltayla girişmek istediğim bu mütiş soundtrack, kılıç sesleri eşliğinde veriyor gazı veriyor gazı.. Şöyle söyleyeyim: Haven't seen the end of it yet. We'll fight as long as we live

3- Inception - Time
http://www.youtube.com/watch?v=5WOcU7J9F3E

Enfes ötesi soundtracktir. Bazen birine destek vermek için onunla konuşmana gerek yoktur. Sadece ona bakarsın. Hatta bazen ona bakmana da gerek yoktur. O bunu bilir. Sen bunu bilirsin.

2- The Dark Knight - I Am Not A Hero
http://www.youtube.com/watch?v=KOZMxMYK2s0

Bunun 2. sırada olması tamamen benim karanlık dönemlerime denk gelmesiyle alakalı. (i will always love Batman )

1- Amon Amarth - Cry Of The Black Birds
http://www.youtube.com/watch?v=sSJWOV44Otc

Ben bişi söylemiyorum, damarlarında kimin Viking kanı varsa o konuşsun: Attack !

Saturday, January 19, 2013

Mezarlık Kitabı


Pek güzel pek iyi kitaptı. Pek çok şeyi çok beğendim, Nobody Owens, mezarlık ahalisi, Jackler, Nobody'nin okul ve arkadaşlık maceraları, ruhlara ait özellikler, cadı, Silas.. daha gider. Kitabın o karanlık havası çok iyiydi, sanki bir Tim Burton animasyonu gibi canlanıyordu herşey kafamda. Yine de biraz daha fazla detay, biraz daha fazla karanlık, biraz daha fazla açıklama bekliyor deli gönül.
Ölümden korkanlar da mutlaka okusunlar. Gayet normal, yaşamın bir parçası olan ölümü, bu kitapla iyice kabullenebilirler. Ölümün hiç de kötü bir şey olmadığını, herkesin çeşitli nedenlerle bir gün öleceğini, ama yaşamın ne demek olduğunu ve neden kıymetli olduğunu güzelce anlatmış. Ölülerin mezar taşlarında yazanlarla anılmaları kısımlarında da pek eğlendim ^x^

pink it is !











Wednesday, January 09, 2013

jo teeuwisse

bu fotoğraflar ne yazık ki hayalet fotoğrafları değil. Jo Teeuwisse adlı kadın bir sanatçının çalışmaları. Jo, Amsterdam'ın 1. Dünya Savaşı yılları esnasında çekilen fotoğraflarını bulmuş, mekanları araştırmış ve o günkü mekanlarla bugünkü mekanları birleştirmiş ve bence harika bir iş çıkartmış !
































Gereksiz kişisel not olarak:
Genel olarak Avrupa hakkında en sevdiğim, kendi yaşadığım şehir, İstanbul hakkında da en uyuz olduğum şeylerden biri de budur. Gidin Amsterdam'a, örneklerde de olduğu gibi, 100 öncesine bakın, o sokak aynen oradadır, o bina oradadır. Gelin İstanbul'a, bi 10 sene öncesini tanıyamazsın. Gerçekten tanyamazsınız. O kadar değişmiştir ki, aynı yerde olduğunuzdan hiçbir zaman emin olamazsınız. Bizim Ali Ağaoğlu gibi değerlerimiz var tabii. Üzülmüyorum, gözüme toz kaçtı.


Tuesday, January 08, 2013

comme un chef


Jean Reno'yu seviyorum. Fransızları da ilginç buluyorum. Babanın kızına hazırladığı kahvaltı sahnede ise, kalbimi bıraktım diyebilirim. 

Sunday, January 06, 2013

,


cut one of your fingers
or two
i like weird things
and so do you




çoğu zaman güçlü olmaya ihtiyaç duyuyorum.
ihtiyacım olan gücü de karanlıktan alıyorum.
aydınlık benim en zayıf noktam
karanlıkta da çok yalnız kalıyorum





Saturday, January 05, 2013

A Happy Event

Nasıl happy olduğu oyuncularımızın yüzünden de okunuyor. 

Birbirine aşık çok mutlu çiftimiz bir gün çocuk yapmaya karar verirler ve olaylar gelişir...


Çocuk doğruduktan sonra (ve hamilelik aşamasında da) hayatımızın nasıl mahvolacağını anlatan, gayet içten sıcak bir film. Bu konunun bana yakınlığı, Marsta hulahop çeviren yeşil cüce kovboylar kadar yakın olduğu için, pek de umursamadım.

Fang Ailesi





Gönülleri fetheden kapak fotoğrafına ve konusuna bakınca, uzun zamandır okumak istediğim bir kitap olduğunu düşündüm. 
Yanılmışım.
Neydi uzun zamandır okumak istediğim kitap; New York'un çatlak sanatçıları, onların hayatları, sanat algıları, günlük yaşamları, sanat galerileri, şehrin genel havası, v.s.
Fang Ailesi ise; performans sanatçısı bir ailenin tamamen bir proje olarak tasarladıkları iki çocuk (çocuk A - Annie ve çocuk B - Buster) ve onların  utanç tarihine dönmüş hayatları üzerine bir kitap (filmi de çekilecekmiş, ki bence kitaptan daha güzel bir film olabilir, Tenenbaum Ailesi tadında çekilirse)
Anne-babasından küçükken utanan çocuklar olur ya, bu kitaptan sonra, canlarım benim diyerek boyunlarına sarılabilirler. 
Benim için çok akıcı olmayan, okuduğuma çok sevinmediğim kitap oldu. Sonundaki en büyük projede biraz ppff dedirtti. Aradığımı da bulamadım zaten. 
no.

Wednesday, January 02, 2013

Pi'nin Yaşamı




Sinemada ve 3d olarak seyretmek isteyeceğiniz, "güzel" bir film. Gerçekten çok güzel.
İnsanları asıl huzursuz eden, ikinci hikaye değil, ikinci hikayeye inanıyor olmaları.