Saturday, November 02, 2013

i'm only wearing black, until they make something darker

geçen gün odamda oturuyordum. yatağımın üzerinde kitap okuyordum. önce ışık bi gitti geldi. yere böyle siyah toz gibi bişi döküldü ve sonra tamamen gitti. ama ampülden ses felan gelmedi. tabi kaldım elimde kitapla. hemen annemin yanına mutfağa gittim birlikte geldik odaya. sanırım ampülün duya denk gelen kısmında bi yanma gibi bişey olmuş, daha önce bir kaç gün annem odaya girdiğinde burası bişey kokuyo felan diyodu. hafiften bi yanma olmuş, o dökülen siyah toz da o yanan kısımmış, ampülü değiştirdik, halımı süpürdüm. tam süper neyçırıl bişey yaşıyorum sandım ama ampül çıktı.


evet, bu sene de halloween kutlayamadım. gecenin anlam ve önemine dair bir film izlemek istedim ve beautiful creatures filmini izledim. üstelik lisede geçmesine rağmen yine de sabrettim yani bayaa izledim ama.. eh.. olmayacak bir şeyi uzatmanın anlamı da yok tabi, ne saçma şeydi ileri sara sara sonunu görme ihtiyacı bile duymadan, sadece çocuğun ne az alnı var diye şaşırarak onun dışında bi de kızın bi tane elbisesini beğenerek filmi kapatmış oldum. yatağımın altındaki canavarların çıkmasını ve birlikte parti yapmamızı bekledim son bi umut..


çalışmak için cumartesi günü ofise gittim. odada yalnızdım,önümde kafamı toparlayabileceğim ve rahatça çalışabileceğim bir zaman vardı. bilgisayarı açtım. bi kahve yaptım. 9gagda komik bişi gördüm bi bakıyim sonra çalışacağım dediğimde saat 1'di. herşey bittiğinde saat 4 olmuştu. kontrolü kaybetmiştim. almanca rock şarkıları dinliyordum ve 21 yaşında olmak, saçlarımı siyaha boyatmak, file çoraplar ve botlar giymek ve kusana kadar galonlarca bira içmek istiyordum. sonra kendi kendime dedim ki ulan ben bunları evde de yaparım niye kalkıp buraya kadar geldim, ve birden çalışmak için geldiğimi hatırladım. artık daha fazla bahane üretemeyeceğim için hızlıca toparlanıp ofisten kaçtım... 

No comments: