Wednesday, August 14, 2013

Le Tableau / Mutluluğa Boya Beni

Son zamanlarda Pixar'ın hep aynı gelmeye başlayan 3d animasyonlarından sıkıldıysak (sıkılmak mı? tövbe haşa, aman Pixarcığım, o nasıl söz, sen bizim kızın kusuruna bakma) gerçekten ilaç gibi gelecek bir animasyon. 



Bir kere biçimsel olarak incelendiğinde, gerçekten çok farklı, çok güzel, bilinenin dışında, renkler, değişen tarzlar, perspektif derken resimle ya da animasyonla azıcık ilgilenen herkes mest oluyor. 

İçeriğe gelince, o bambaşka bir post konusu aslında..

Ressamın yarım bıraktığı bir tablonun içinde başlıyor film. Ressamın tamamladığı karakterler, yarım bıraktıkları, bir de en alt sınıf olarak kalan eskizler arasındaki derin uçurum ve sınıf çatışmasını izliyoruz önce. Tablodaki herkesin kafasında ise aynı soru işareti var: "Ressam geri dönecek mi?" Kimilerinin ressamın geri döneceğine dair hiç umudu yok. Tamamen boyanmış karakterler genelde ressam tarafından unutulduklarını düşünüyorlar. Bununla ilgili bir problemleri de yok çünkü onlar tamlar. Kimileri ise ressamın bir gün bıraktığı tablosuna geri döneceğini düşünüyor. Bunlar yarım kalmış karakterler. Eskizlere gelince... eh, onların hayattan pek beklentileri yok :) günü kurtarmak dışında...



Tam bu noktada, 3 farklı sınıftan oluşan bir grup, müthiş bir yolculuğa çıkıyorlar: Ressamı geri döndürmeye gidiyorlar. Böylece gelip tabloyu tamamlayacak ve herkes tam ve eşit olacak...
Ama bir kez resmin dışına çıktıklarında, diğer tablolarda bambaşka hayatlar ve karakterler görüyorlar.

Bana kalırsa bu animasyonun o kadar derin okumaları ve felsefi çıkarımları vardı ki, neredeyse kafam karıştı.

Hayranlık duymamak elde değildi...


Filmin afişinde de dediği gibi, "resmin dışına çık"





"beni kimin çizdiğini merak ediyorum ve onu bulmaya gidiyorum.." 

No comments: