Wednesday, October 03, 2012

Lola Versus


Filmin hiç bi numarası yok tamam mı blog. Kolay izlenen, hatta sıkan, imdb notu yerlerde (4.6) olan bi film.

Ama işte hayatımla çok özdeşleştirdiğim için, ben sevdim.

Evlenmek üzere olduğu sevgilisi tarafından terk edilen Lola, bi sürü şeyle karşılaşır. Bir kere artık yalnızdır. Sevgilisi çok geçmeden başka bir kız bulmuştur. Eski evine dönmek ve tek başına annesinin dükkanında part-time çalışarak geçinmek zorundadır. Doktorasını bitirmek zorundadır. Beslenmesine dikkat etmek zorundadır. Kırışıklıkları çıkacaktır. Yanındaki termosta taşıdığı o iğrenç sıvıdan içmek zorundadır. Bütün bunlar olurken arkadaşlarıyla arasını bozmak ve tabiiki yanlış insanlarla birlikte olmak zorundadır. Oh, what a mess...
Bir de filmin en sevdiğim sahnesine gelelim; son sahne. Ne oluyor son sahnede, gerçekten boktan bir 29 yaşını geçirdikten sonra Lola 30 oluyor. Hiç adeti olmamasına rağmen bir doğumgünü partisi düzenliyor. Re-birth olayı gibi bişi yapıyor kendince. Ve son sahnede, doğum gününden sonra eve geliyor. 
Oturuyor. 
Bu kadar. 
Film bitiyor..
Oturup şöyle bir etrafına bakınıyor, memnun bir şekilde. Bu sahneye bayıldım. 

 Her dağıtmış insanın bir gün toparlanacağı yönünde bana verdiği olumlu mesajlar ve 30 yaşına girdiğimde (zaten birkaç güne 29 oluyorum) çizmek istediğim insan profilini (ruh hali açısından) az çok yansıttığı için benim hoşuma giden bir film oldu.

1 comment:

Çağıl BİRAY said...

Bence filmin imdb puanın bu kadar yerlerde olmaması gerekiyordu. Çünkü çok dogru gozlemler vardı filmde ve bence herkes kendinden birsey bulabilirdi bu filmde..