Sunday, October 21, 2012

Evrenden Torpilim Var Ya da Creating Your Own Reality

"Evrenden Torpilim Var" kitabını okudum.


Kitabın yazarı, kullandığı dil, dilbilgisi hataları ve yerli yersiz CAPS LOCK ON modda yazması hakkında yorum yapmayacağım (now you know what i think)

Hakkında konuşmak istediğim kısım "kendi gerçekliğini yaratma" olayı.

Geçtiğimiz aylarda National Geographic'in Efsane mi Gerçek mi Süper Kahramanalar belgeselini izlemiştim. İşlenen konulardan biri, İslam dinine ait tarikatların toplu zikirleriydi. (Ben ki piercingli birinin suratına bakamıyorum, izlemesi çok çok zor görüntülerdi) Bu zikirlerde kendinden geçmiş bir şekilde zikir yapan adamlar, yanaklarına, ağızlarına demir çubuklar sokuyor, kendilerine bıçaklar batırıyor, dillerini zehirli yılanlara sokturtuyor ve daha nice manyaklıklar yapıyorlardı.
Evet, buraya kadar olan bitenlere manyaklık diyebilirdik belki, fakat işin ilginç yanı (sıkı durun) bu adamların derileri kanamıyor, mikrop kapmıyor, zehirden etkilenmiyor ve en gözle görülür sonuçlardan biri olarak da hiçbiri acı çekmiyordu. (Süper kahramanalar tarikat mensubu abiler miydi yani?)
Bu konuyla ilgilenen Amerikalı bir profesör, yıllar önce böyle bir toplu zikir ayinine katıldığını anlatıyordu. Orada oluşan genel havayla bir şekilde kendine güveniyor ve yanağına bir bıçak sokuyordu. Ve sonuç: hiçbir şey ! (sanırım bu doğa üstü deneyimden sonra prof. müslüman oluyor)

Gelelim belgeselin bir başka bölümüne. Bu bölümde de uzak doğu sporlarıyla fazla haşır neşir olmuş bir amcamız var, önce kiremitleri kırıyor, bir kaç gösteri, derken çok acayip bir şey yapıyor; insanlara dokunmadan onları yere yığıyor. (merhaba süper kahraman)
Chi enerjisi kullanarak karşısındakileri patır patır yere seren sporcunun doğa üstü olayına bu sefer iki bilim adamı dahil oluyor. Bu iki genç araştırmacı bir insana dokunmadan enerjyle onu yere sermenin mümkün olmadığına inanıyorlar ve bir tanesi kendini denek yapıyor ve adamın karşısına geçiyor. Sporcu özel yere düşürme hareketlerini yapıyor, peki sonuç olarak bilim adamımız yeri boyladı mı? Hayır.
Çünkü bilim adamı bunun olacağına zaten inanmıyor (voila!)

Belgeselin sonunda, tüm bunların aslında insan zihninin ne kadar güçlü olduğunu gösteren örnekler olduğu söyleniyor ve belgesel bitiyor.

Nerede okuduğumu hatırlamıyorum ama şöyle bir söz okumuştum: "every idea creates its own reality"

Evrenden Torpilim Var kitabında tavsiye edilen şeyin de tam olarak bu olduğunu düşünüyorum. Kitaptan alıntı yaparak: "Kendi düşüncelerinizi evrene dikte ettirin." Yani kendi gerçekliğinizi yaratın. Mış gibi davranın. Buna inanın. Ve bu olsun.
Öğrencilik yıllarında yapılan bir geyiktir hani Kızılderililer çocuklarına yılanın zehirli olmadığını öğretiyorlarmış ve yılan da onları sokmuyormuş, soksa da zehirlemiyormuş diye.
Söylemesi kolay da, uygulaması gerçekten zor, "kendi gerçekliğimizi yaratmak." Ön yargılar var, başkalarının düşünceleri var, öğrenilmiş şeyler var, umutsuzluk karamsarlık var. Çok mu karmaşık? Benim gibi inanma karşıtı/özürlü biri için sanırım evet. Yine de denemeye değer diye düşünüyorum. Aslında blog, eğer yaratabilirsem, kendi gerçekliğimi daha çok seveceğime eminim :)

No comments: