Wednesday, August 01, 2012

Varolmayanlar


Doğu Yücel'in "Varolmayanlar" adlı romanını okurken, sürekli olarak şunu düşünmeden edemedim;
"Bir insan nasıl, hem bu kadar yaratıcı hem de bu kadar sığ olabiliyordu?"

Müthiş güzel giden akıcı birkaç paragraftan sonra öyle cümleler yazıyordu ki, ben okurken yazar adına utanıyordum, benim şu kıytırık blogum bile bir edebiyat şaheseri gibi kalıyordu kitabın yanında. 
Anlatım kötü, diyaloglar şaka gibi, karakterler yüzeysel, çoğu cümlesi ise kötü Amerikan film replikleri gibiydi.
Ayrıca kadınları bu kadar sevmemesini ve bize ikinci sınıf insan muamelesi yapmasını kendisine yakıştıramadım. 
Ama daha sonra kendisine pek çok şeyi yakıştıramayınca bunu dert etmedim.
Kendisinin okuduğum ilk ve son romanı olacak.


edit: romanı hakkında bu eleştriyi yazdıktan sonra, dün akşamdan beri kitabın yazarından mesajlar alıyorum. yazdıklarımı okuduktan sonra çok şaşırmış. kitabın tamamını okumadığımı düşünmüş. -ki okudum- çünkü varolmayanların, tamamen erkek egemen düzeni, erkeklerin kadına bakış açısını eleştiren bir roman olduğunu anlatmış. bu konuda feminist çıkarımlar yazarak analiz yapan okurları olmuş. kendisine, benim sadece bir okur olduğumu, kitaplarını çok seven eminim bir sürü insan olduğunu, benim de zaten otorite olmadığımı ama kitabından çok hoşlanmadığımı söyledim. neyse yine bi sürü açıklamış (ayh allahım nerden girdim bu entryi) "kitabını yerden yere vurmamak" adına bunları buraya yazıyorum; çok yaratıcı biri ama anlatım dili çok zayıf ve ben de kitabını beğenmedim, kendisini de çok itici buldum hatta, ama bu benim fikrim. buradan beni okuyan milyonlara(!) sesleniyorum, kendiniz okuyup karar verirsiniz.

No comments: