Saturday, June 09, 2012

Snow White and the Huntsman



Bir zamanların snow white'ı olarak şunu söyleyebilirimki; pamuk prenses kraliçeden güzel olmak zorunda, hikayenin olayı bu, yoksa yani koca kraliçesin, güzelsin sen de, büyün var, otun püsürün var manyak bi ergen kız için girmez böyle olaylara.
40 yıllık pamuk nasıl da ortaokula giden kepçe kulaklı erkek çocuğuna dönmüş ellerinizde. şu kızın suratına iki tane çarpmamak için insan kendini zor tutuyor.
Hadi prenses kılıcını kuşandı, pasif kız rolünden sıyrıldı, prensin atının terkisinde değil, ordunun en önünde gidecek dediniz, bak bu hoşuma gider diye düşündüm, karanlık bir şeyler görmeyi bekledim, hatta şu karanlık ormandaki kabus, halisülasyon sahnesi hoşuma gitti, ama olmayınca olmuyor. Görseller, efektler hep ordan burdan arak.
Pamuk'u geçelim, kraliçe gerçekten iyiydi, hikayesini anlatırken aralarda oluşan inanılmaz mantık hatası!!11bir geçersek, bir derinliği vardı, kadınların genç ve güzel kalmak zorunda olmaları üstüne söyleyecek iki şeyi vardı, karakterinin bir derinliği vardı, hırsları, gücü, zaafları olan daha doğru düzgün bir karakterdi. şu malak tipli kızdansa kraliçeye yakınlık besledim tabiiki, anyway, bizi şaşırtan pek bir şey olmadan film bitti, son sahnede kraliçem çok yaşa diye bağırırken herkes, kız bayılacak sandım, avcıyı gördü, bi kabızlıklar, bi nefes alamamalar, aha gidiyo mu bişey mi olacak derken, hop. the end.


No comments: