Sunday, May 13, 2012

everything


benim şöyle huylarım yok mesela; şu kız ne yaptı/o çocuğun işi nooldu/senin o arkadaşın okulu bitiremedi mi hala gibi sorular sorup sonra da onların hakkında azıcık şey bildiğim hayatları üzerinde atıp tutmuyorum. siz de yapmayın bunu e mi canlarım
*
günde 4 saat yol gitmenin avantajlarından biri de; NE AVANTAJI BE! CANIM ÇIKIYO NE AVANTAJI!!!
*
futboldan tiksiniyorum.. şimdiye kadar şöyle düşünürdüm; ben holiganları sevmiyorum yoksa normal bi supporter bir spor dalıyla ilgilenip bir takım tutar ve takımını destekler ne var bunda.. artık şöyle düşünüyorum; futboldan tutkuyla bahseden adam cahil adamdır. tiksindirdiniz ulan be! 
*
çılgınlar gibi kozmetik alasım var
*
anneler günü için reklam bombardımanına tutulduk yine, dünyanın en alakasız ürünlerini bile bi şekilde anneye bağladılar, üstelik annesi olmayan insanları felan düşünüyorum allahım ne kadar üzülmüşlerdir, olm yapmasanıza böyle derken anneler günü geldi çattı. sokakta genç/yaşlı erkekler, yanlarında küçük çocukları ellerinde demek demet çiçekler, birileri geçiyor yanımdan ellerinde buketler, arabalarda bekleyen insanlar kucaklarında çiçekler. akşam bir daha dışarı çıktık, herkesin elinde bir demet çiçek, papatyalar, karanfiller, şebboylar, leylaklar, zaten heryer çiçek açmış, sokaklar mis gibi kokuyor, nasıl güzel bi enerji yayılmış, yüzlerde tebessüm. babannemde toplandık biz d,e kuzenlerle kahahaların sel olup aktığı neşeli bir gün geçirdik. zaman zaman boğulma tehlikesi geçirdik (i mean it) 
*
çok güzel bir kitap okuyorum rüzgarın adı, diye. adına tıkla eleştrisini de oku. mütiş mütiş.
*
Hilalchen dikiş makinası almış ve güçlerimizi birleştirince (güç derken; onun dikiş dikebilme, örgü örebilme ve türlü el işleri gücü ile benim hayal gücüm :s ) ortya mütiş şeyler çıkacak çok eminim. Kıza sabah akşam internetten bulduğum oturma odası, nevresim takımları, mutfak fotoğrafları pompalayıp duruyorum, içimdeki çılgın dekoratör uyandı artık kaplanın kuyruğunu bırakmayacaksın.. şimdiden balkonuna iki puf yastık düşünüyorum, öyleyse varım, dikiş işine varım yani..
*
gülüyorum şapşal şapşal.. ne oldu diye soracak olursan sevgili blog; hiç bir şey yok ^x^
*
sevmediği işlerde çalışan insanlar var ya, onlar için çok üzülüyorum...
*
biraz beklersek bence kahramanımızın başına güzel şeyler geleceğini göreceğiz.

4 comments:

victorvandort said...

günde 4 saat yol gitmenin iyi yani bol bol kitap okuyabilmek:) eksik olsun mu dersen evet eksik olsun :)

senaaaaa said...

işte o da olmuyo ki midem bulanıyor :( bi de baştan bir koltuğa oturup 4 saat gitsek neyse, in-bin-in-bin-in-bin-yürü şeklinde gidiyor. olsun ben onu çözeceğim

victorvandort said...

bu arada bu blogun saati bozuk. test ediyorum bakiim kaç yazcak buna:)

22:04 olması lazım:)

senaaaaa said...

10 saatlik bir gecikme mevcut,
12:04 yazmış. neyse sen kapa sana çok yazmasın. çokyorgunumben