Friday, January 06, 2012

SHERLOCK HOLMES

Yeni yılın ilk yazısı, hakkında iki çift laf edilmesini hak edecek birşey üzerine olmalıydı. Sherlock Holmes, gönül rahatlığıyla "adamlar ne film çekmiş ya vay arkadaş" diyebileceğimiz bir film blog. O zaman diyelim. Ben izlerken bol bol dedim artık sen kendi kendine de. Slow motion sahneleri, zeka açan senaryosu, British sense of humor'ı ile gönüllerde baş tacı yapıp dünya britanyanın köpeği olsun dedirten, hemen yarın gidip bi Sherlock Holmes kitabı alıp okumalıyım hevesi yaratan bir filmdi. Avrupa kültürü için de içimden 1 dakikalık saygı duruşunda bulundum blog merak etme. Özellikle son dönemlerde İstanbul'da türeyen e-5 kenarında otoparktan bozma 5 katlı üniversitelerle, heriflerin üniversitelerini, kütüphanelerini kafamda karşılaştırma gafletine düşünce, evet, oraya düşülmemesi gerekir, düşen bi daha kalkamıyor.
Sevdik bu filmi, yeni yıla iyi bir filmle başladık, yerinde espriler ve dozunda heyecan unsurları ile top bir daha ağlarla buluştu, bundan sonrası için de devamının gelmesini buluyoruz.


Fransızca öğrenmek istiyordum bir ara, bir trende tıngır mıngır giderken, onu da unutmuyoruz.

1 comment:

dalgaizleri said...

filmin ilk yarısında uyudum ve bir şey kaybettiğimi düşünmüyorum. ikinci yarısı ise ilk yarısını fazlasıyla affettirecek bir güzellikte bir zeka ürünü. ;)