Saturday, September 10, 2011

Bugün sabah hazır annemler de evde yok, kahvaltı ederken açtım nickelodeonu, bi yandan çizgifilm izliyorum bi yandan kahvaltı ediyorum. Çünkü onlar olunca şu gerizekalı "Burası Haftasonu" programını izlemek zorunda kalıyoruz. Sunucusu olan ve herşeye "çok keyifli" diyen yapmacık kadın; haftasonu bir mevki değil bir zaman dilimidir! Ayrıca senden nefret ediyorum ve çizgifilm zamanımı çalıyorsun!
Herneyse, Çiftlik Hayvanlarını çok sevdiğimi bilirsin blog, izlediğim bölümde, bütün çiftlik bir haber kanalında çalışıyor, işte çekim yapıyorlar, canlı yayın bişiler. Bir an durdum, ne çizgifilmi izleyebildim ne yemek yiyebildim. Televizyonda çalışmayı o kadar özlemiştim ki. Uff, resmen böyle ayrıldığım sevgilimi özler gibi, yüreğimin en dibinden, çok derinlerden gelen bi özlemdi. Ve resmen çizgifilm yaratıklarının işlerini kıskanıyordum.
Blog, benim yerim orasıydı. Sabah kalkıp işe giderken, çoğu insanın aksine, sevdiğim bir işi yapmaya gidiyordum ben, gecelerken de, stres altında çalışırken de, ben işimi çok ama çok seviyordum be blog.
Ben oraya aittim. Bundan çok emindim.
Nasıl sonum böyle oldu hiç anlamıyorum.
Pazartesi sabahı kalkıp hayatından nefret eden milyonlarca insandan biri mi olacağım şimdi?

No comments: