Monday, August 08, 2011

Müthiş Dahiden Hazin Bir Eser


Müthiş Dahiden Hazin Bir Eser benim tatil kitabımdı. Tabiri caizse tuğla kalınlığındaki bu kitap 3-4 günde bitiverdi ki şu an hakkında gerçekten çoook fazla şey hatırlamıyorum. Yani beni derinden sarsmadı, ama etkiledi.
Öncelikle, yazarın, yani Dave Eggers'ın takip edilesi işler çıkardığı ortada. O bir filozof, düşünür, solgun yanaklı bir romantik, ateşli bir politik felan değil. O bizden biri. Kesinlikle bizden biri. Bizi anlatıyor, bizim gibi anlatıyor. Hafif dili, karmakarışık kafası, değişken fikirleri, tembelliği, yalandan isyanları, okuyanı bile utandıran utançverici anıları ile x kuşağı denilen gruba dahil bir zavallı.
Erken yaşta ailesini kaybeden ve küçük kardeşine bakmak zorunda kalan, Amerikada yaşadığı için yatıp kalkıp şükretmesi gereken, bir şekilde yolunu bulmasına ve evsiz, junkie felan olmamasına şaşırdığım bir zavallı.
Aynı zamanda o bir idol.
Herkesin olduğundan daha farklı ve daha iyi birşeymiş gibi davranmaya çalıştığı günlerde tam da ne olduysa o olan, olduğu şeyi ve düşündüklerini (örn. bütün çocuklar en az bir kere ailelerinin ölmelerini istemişlerdir, tüm o ilgiyi üzerinizde hissetmek, özgürlük v.s. düşünsenize, fena olmazdı gibisinden cümleler kurabilecek) bir süzgeçten bile geçirmeden yazabilecek, bu kadar cesur ve umursamaz, kendi hayatını, kimseyi takmadan özgürce ve gerçek anlamda yaşayan bir idol.
Gençliğin, sorumsuzluğun, aptallığın, zekanın, enerjinin, pineklemenin, korkunun, hayal gücünün birleşiminden oluşmuş yanlış hatırlamıyorsam 21 yaşında bir erkek.
Onu okurken bazen o kadar çok sizi anlatıyor ki bu insanı rahatsız edip utandırabiliyor.
Komik değil trajikomik gibi.
Yine de kitap bittiğinde ne büyük bir iz ne derin bir yara, ne sizi etkisi altına alan bir düşünce, sadece bir yaşam tarzı var gibi, o da zaten anca Amerikada olur gibi.
Yani kimse (ve özellikle de bana Frankfurtta fuara giriş kartı veren beyefendi) alınmasın ama Amerikalıların ne kadar sığ ve aptal olduklarının başlı başına bir kanıtı bu kitap. Yani, biz de aptal oluyoruz, ama 18-19 yaşına kadar, en fazla 22. Ve bu süper insanlar olduğumuz için de değil, hayat şartlarımız yüzünden. (Bana fuar kartını veren kişi de, eminim beni duyabilse, söylediklerimi anlardı)
Ha bir de Dave Eggers için, zeki dedik, yaratıcı dedik, ama yeni Salinger felan diyenler olmuş, onları şöyle yan odaya alayım, elime de meşe odunumu alayım.
Anladınız siz beni.

No comments: