Tuesday, February 01, 2011

Açlık Oyunları/ Ateşi Yakalamak/ Alaycı Kuş

Bir zamanlar, fakir ama gururlu; popüler, çok satan kitapları okumayan, en azından merak ettiklerini, popülerlikleri bittiğinde okuyan bir genç kız vardı. O genç kız artık yok!...
Açlık Oyunlarını, gayet de popülerken aldım, okudum. Popülerliğine popülerlik katmaktır hatta niyetim.
Çok az insana çok az kitap önerebilen biriyim. O yüzden son dönemlerde en çok önerdiğim kitap olarak grafiklerimde uzuun bir çizgi oluşturdu Açlık Oyunları.
Konusunu anlatıp boşuna geyiğe vurmıyim. Suzanne Collins mitolojik öykülerden etkilendiğini açıkça başında belirtmiş zaten.
O kadar sürükleyici bir kitap, o kadar iyi kurgulanmış, o kadar akıllıca yazılmış ki, ah şu kötü çeviri ve bir cümlenin içinde 4 tane zaman dilimi olmasa diyorsunuz.

İşin en ilginç yanlarından biri, kitapta eleştrilen "Big Borther/vahşiliği/çirkefliği/insanların zor durumlarını göstererek dikkat çekme" yöntemine biz de düşüyoruz. İtiraf edelim mi hadi? Şimdi kim kimi öldürecek diye sayfaları yiyoruz nerdeyse. Açlık Oyunları için söyleyebileceğim tek şey, OKUYUN !





Ateşi Yakalamaksa, başlarda özellikle çok bayık geldi. Katniss'in aşk meşk maceraları içinde sıkıldığımı hissettim. "Ya bu kitap gittikçe ergenlerin aşk maceralarına mı dönücek, eyvah meğer yeni bir Twilight okuyormuşum da haberim yokmuş" derken, yine yeni yeniden yakaladı beni. Yine de ilk kitabın heyecanı artık yoktu. Sonuysa tam bir hayal kırıklığıydı. Her şeyi, verip verebileceği bütün bilgiyi son iki sayfaya sıkıştırmıştı. Yine de bir geçiş kitabı olduğunu biliyordum. Nerede bu son kitap diye kitapçının yolunu tutmuştum bile.












Aslında her zaman "devrimden sonrası" ilgimi çekmiştir. Bir gazla gidersin, planlarsın, inanırsın birşeyleri başarırsın, da, ya sonra? Bu yüzden işte Alaycı Kuş'u sevdim. Ama bir yandan da aceleye getirilmiş gibi bir havası vardı.
Tam da bakalım ne zaman filmi çekilecek de bu kitabın da içine edilecek derken; beklenen haber de geldi;
http://www.imdb.com/title/tt1392170/














Sözlerime burada son verirken, young-adult books sen bizim herşeyimizsin ! Hey!

1 comment:

mustafapayat said...

ocak ayı programıma aldım üçlüyü.