Thursday, January 06, 2011

Love Happens



Bu film hakkında ne iyi bir eleştri gördüm, ne de vizyona girdiğinden haberim vardı. Evet, sadece Aaron Eckhart için izledim.
Karısını kaybetmiş, ardından kişisel gelişim uzmanı olmuş, kitap yazmış, otellerde seminerler veren, hatta ateş üstünde yürüyen gurumsu birşeye dönüşmüş, hani şu konferans salonuna koşarak girip, yol boyunca herkesin elini sıkıp, merhaba, nasılsın, tanıştığımıza sevindim dostum, oo joey, kocanı da getirdin mi ha, diyen ve mikrofonu alıp sahneye çıktığında açılışı bir espriyle yapan, espriden sonra coşan, coşturan, eliyle topsun olum, işareti yapan, A-Okay'ci elemanımız. Büyük bir anlaşmaya imza atmak üzere, DVDler, yayıncılık, televizyon ve radyo programları, hatta zayıflama tozu, çünkü yakınları ölenler diğer insanlara göre %40 daha fazla kilo alıyorlarmış. Zayıflama tozunun sloganı bile hazır; "nihayet, kaybetmekten üzülmeyeceğiniz birşey". İşte bu kaddar ahlaklı ve iyi bir insan (gamzeleri olmasına rağmen! neyse öyle düşünmeyin bunlar rol icabı olan şeyler, oha - evet !) Şehirde bir kızla karşılaşıyor. Kız da çiçekler ve oraya buraya yazılan saçma kelimelere takmış bi hatun. Ha bi tane olayı var, onu gerçi Bob yaptı, Bob'a teşekkür edin. Bana bunlarla gelin dedim.

İşte sonra da, adam joannalara bikbik akıl vermeyi bilirken, karısını unutamamış meğerse. Ay geçmişinle yüzleş, yüzleşemem, yüzleşirsin, vallahi olmaz, bak bi yap çok memnun kalıcaksın. Neyse sizin de tahmin edeceğiniz gibi sonunda olaylar tatlıya bağlanıyor.
Film bu kadar sıradan, bu kadar geyik işte. İzleme nedenimi zaten yukarda açıklamıştım.


Senin her biri birer yarık olan gamzelerine düşmek istiyorum. Evet kıroyum.It also happens.

No comments: