Saturday, December 04, 2010

Let The Right One In

Filmin Türkçe adı " Gir Kanıma" Eh ben şimdi kıvırcık saçlı Harun Kolçağı hatırlamıyim de kimi hatırlıyim arkadaş? Böyle lakayt bi hava yarattın zaten adıyla. Bir de filme gerilim diye başladık dram çıktı. Ama sağlam dram çıktı.



Filmi izlerken üşüyüp battaniyelerin altına girdik, karda yürürken bir ses çıkar ya katır katır, o seslerle, soğuktan donmuş yüzler ve burunlarla, ağızdan çıkan buharlarla ve kanlarla bezeli durağan ve harika bir atmosferi vardı.
--spoiler--
domuz... domuz gibi ciyakla...

Böyle başlıyor film ve şiddet eleştrisi film boyunca devam ediyor. Kimileri mecbur kaldığı için şiddet uygularken kimileri sadece hoşlarına gittiği için birilerinin kulaklarını patlatıyorsa (!) hangisi daha korkutucu olmalı? vampirella mı? sanmam...

Film boyunca sanki Eli'nin kötü kan kokusunu duyabiliyordum.

Çocuk oyuncular yine aldılar götürdüler bizi yeminle.

Eli'nin hastane penceresine tırmandığı sahne beni benden aldı. Çok doğal, çok normalleştirilmiş gibiydi, evet vampir kız tabii ki böyle olucak gibiydi. Hatta Oscar'ın "sen vampir misin?" diye sorması ve kızın da "evet" demesi, öyle bir doğallıkla dönüyordu ki sanırsın çocuk "dün ödevini yaptın mı?" diye soruyor. Yine Eli'nin manitasının kaderini seçmesi felan, bunlar ortalara doğru tahmin ettiğimiz şeyler oldu ama Oscar gayet rahat, nemo problemo çocuk için. Zaten zorba çocuğun kulağı patlatınca bi açıldı bu, görsen, Eli'ye tripler felan.

Eli'nin içeriye davet edilmeden girince kan ağlamasının neden olduğunu anlayamadım ama "let the right one in"'le bir alakası olabilir gibime geldi yoksa yanılıyor muyum?
Ve de; o dehşetengiz havuz sahnesi.... Ouuvvv, havuz sahnesi uzun süre akılda kalacak sahnelerden biri olacak.
Ayrıca zorlarsanız Eli'nin Körü esprisini bu filmde de kullanabilirsiniz!

No comments: