Thursday, April 30, 2009

what a wonderful dream

Mümkün olsa, ben de L.A.'ın arka sokaklarında, yürürken herkese selam vereceğim, kalabalık bir mahallede, zenci cazcılarla dolu bir evde yaşamak isterdim. Her zaman kocaman gülümseyen zencilerle çok katlı evimizde mutlu mesut bir hayat işte. Evimizin girişinde kesin piyano olurdu ve sık sık çalınırdı, hayatımın her anında müzik olurdu, sanat olurdu. Neşeliyken hemen dans etmeye başlardık. Sevgilimle tartışsam ya da en yakın arkadaşımla problemler yaşsam bana destek olucak, benimle konuşucak büyük birileri olurdu. Sonra bir tane nefis kurabiyeler yapan kadın olurdu. Teyzemmiş o da. Düşünsene blog ya, bir yanımda Bill Cosby öbür yanımda Louis Armstrong'dan bahsediyorum. Billie Holiday, Ella Fitzgerald, Nina Simone ve nasıl olacaksa Morgan Freeman hepsi aynı evde.. Off cennet bu olsa gerek. Dur daha bitmedi. Çatı katında bir odam varmış Hey Arnold'ınki gibi. En yakın arkadaşımla ordan şehri ve güneşin batışını izliyormuşuz. Evimizde bolca kedi ve savaş hatıralarını anlatan bunamaya yüz tutmuş bir yaşlı da varmış. Ben üniversiteye gidecek zeki kızmışım. Kurabiye yapan teyzem bana kazak da örüyormuş. 2 tane çok yakın arkadaşım varmış, genelde bize geliyormuşuz. Odamda takılıyormuşuz. Edebiyatla ilgileniyormuşum ve ileride de yazarlık bursu kazanacakmışım. Çok mutluymuşum çok..

Bir imkanım olsa, isterdim yani..

Monday, April 27, 2009

the bare necessities of life will come to you


Police! Stop terrorizing people

*


olum siyah oje artık moda değil mi ya?

*

Efes Dark Brown Kahve Aromalı sen ne tatlı şeysin öyle

*

Kader, dantel gibi ör bakalım ağlarını..

*


benim de içimde vahşi duygular vardır, yok değil


fotoğraflar Mehmet Turgut'un

*

Birisi gelip Celalettin Cerrah'ın bıyıklarını yolsa misal, ben de "o da bıyık bırakmasaymış kardeşim hem bıyık bırakıyo hem de laf ediyo" felan diyebilirim

*
Tersane işçileri Hamlet okusun

"... Şimdi sana bir sorum var:
Sen biliyorsundur söylesene,
Her gece niye çektiriyorlar bu eziyeti bize?
Hepimize göz kırpmadan böyle sıkı nöbet tutturmak niye?
Her gün tunçtan dökülen bu toplar ne oluyor?
Pazar gününü bile haftaya katıp,
Bunca gemi işçisini zorla çalıştırmanın anlamı ne?
Gece gündüz demeden kan ter içinde nereye koşturuyoruz?
Ne var, ne oluyor bilen yok mu?..."
*
ve şimdi de ...

Friday, April 24, 2009

Don't watch tv

Uzaktan bir akrabamızın kızı. Lise 2'ye gidiyormuş. Meslek lisesinin yemek bölümüne gidiyorum diyor.Liselerde yemek bölümü olduğunu bilmiyordum, ilginçmiş diyorum. Ya öyle birşey işte tam adını unuttum boşver diyor. Çok mu seviyorsun diyorum yemek yapmayı? Bir kere makarna yapmış ve suyunu süzmeyi unutmuş. Ben peçete katlama modelleri öğrendim okulda gösteriyim diyor. Pek hevesli göründüğü için kırmıyim diyorum, önüne biraz peçete koyuyorum. Peçeteyi iki ucundan tutup içeri kıvırıyor. Bu kadar. Bir de külah modeli var diyor. Fakat bir türlü hatırlayamıyor. Rafın yanına gidiyor, bir kitap görüyor. Tutunamayanlar. Heceleyerek 2. denemesinde okuyabiliyor.Kitabın kalınlığıyla ilgili bir kaç espri yapıyor. Diğer kitaplara bakıyor, ilgisi çekebilir diye Alacakaranlığı gösteriyorum. Arkadaşıyla filmine gittiklerini söylüyor. En çok hangi kısmını beğendin diyorum, hatırlamıyorum ki diyor.Elinden cep telefonu düşmüyor. Sonra diğer cep telefonunun da çantasında olduğunu öğreniyorum.
-Ünlüleri görüyor musun?
-Ünlü derken?
-Serdar Ortaç mesela, adamımdır benim.
-Yok hiç görmedim Serdar Ortaç'ı
-Demet Akalın?
-Maalesef
-Ben Çeşme'de Pavarotti gördüm.
-Pavarotti mi?
-Var ya hani şişman
-Hakan Aysev'i diyorsun galiba
-Abla birşey isteyebilir miyim senden?
-Tabii ki
-8'de televizyonu açar mısın benim dizim başlıycak da.
-Açarım tabi ablacım.. açmam mı...


Monday, April 20, 2009

nasılsın?

-sen var ya, çok iyi bir insansın ya


+ay yok canım


- valla bak çok iyi birisin sen


+ yani, ben de herkes kadar şey tabiiyki


-yahu iyisin işte, iyilik meleği gibisin


+ayh, çok sağolun


-öyle böyle değilsin


+çok teşekkür ediyorum


-sen var ya seeen


+ya lütfen utandırıyorsunuz beni


-senin ben ağzına sıçıyim


+hö? ne.. ama.. nooluyo ya?!!


-iyisin iyisin sen


+bi dakka ne dedin sen demin


- diyorum ki sen çok iyi bir insansın


+ama


-çok iyisin


+heh.. peki sağolun tekrardan


-..zına ..tığımn.mınırınmı


+ama bakın yine


- iyisin iyi


+...


*



edit:fotoğrafı daha da büyüttüm ki rahatça gülün. hadi bakalım

Tuesday, April 07, 2009

.

"... asra yemin ederim ki; insanlar hüsran içindedir..."

Monday, April 06, 2009

şa la la la la lay

İngilizce sınavından 95 çektim, fakülte 1.si oldum. Almanya'ya bir adım daha yaklaştım.
*
Gece ve Pisiler diye bir animasyon filmi izledim (hem de kotama kıydım internetten izledim, demek ki bu ay da hüzünlü bir kota aşma yazısıyla karşınızda olacağım) orjinal adı Nocturne, İspanya yapımı şahane bir animasyon. Kedileri sevenlere, geceleri sevenlere, yıldızları sevenlere, animasyon sevenlere, hatta abartıp Avrupa sineması sevenlere tavsiye edilir, İzleyin işte!
*
Güneşi Gördüm= Norveç'e Gidin
*
we live as long as we hope, without hope we are dead.
Untill we hope again..
*
Seçim akşamı oturmuş ailece televizyon izliyorduk. Star haber açıktı. Seçim yasakları kalkmadığından muhabirler henüz birşey açıklayamıyorlardı, sadece çok büyük süprizler var diyorlardı. Ve fakat Uğur Dündar nasıl gülücükler saçıyor, yüzünde güller açıyor, hatta birazdan kahkahayı koyuverecek sanıyorum. O anda bütün aile bireyleri birbirine dönüyor ve "Melih Gökçek Ankarayı alamadı herhalde" diyor. Adam tek kelime bile etmeden bize bir seçim sonucu hakkında bilgi veriyor (üstelik yanlış!)
Biraz önce haberi sunan kişilerin haberin değişimine yaptıkları katkıya bir örnek okudunuz.
*
Obama İstanbul'a gelme! Hakikatten gelme! İstemiyorum. Yok politik nedenlerden dolayı da değil. Yoruyorsun. Çilen derdin bitmiyor. Gelme! Telefon diye bişey var. O da olmadı facebook, msn, pls, tşk, kib
*
Sandman Volume Two The Doll's House!

Friday, April 03, 2009

totally agree

Şöyle bir fıkra vardı;
Kadının mutlu ve iyi bir ilişkisi olması için 5 şart gerekir
1. olarak erkeğinin iyi kalpli olması ve onu çok sevmesi
2.si yakışıklı ve onu yatakta mutlu edebilecek bir erkek olması
3.sü akıllı ve yaratıcı bir erkek olması
4. sü maddi durumu yerinde bir erkek olması
ve en önemlisi de 5. madde, bu 4 erkeğin birbirinden haberi olmaması!