Tuesday, March 24, 2009

mİm

Sevgili Goddess Artemis beni mimlemiş; çantanın içinde neler var diye, aslında genelde olan milyonlarca lüzumsuz kağıt parçası, fiş, kırıntılar ve tokaları çıkarırsam, şöyle bir tabloyla karşılaşıyoruz;

Fonda yatanlar ders notları, bir paket mendil, o turuncu şey cüzdanım, süngerboblu bir kalemim var evet utanmadan kullanıyorum, burberry (weekendinden nefret ederim), saçlarım için favori yeşil kadife kudelem hep yanımdadır, avonun siyah göz kalemi, maybelline watershine diamonds lip gloss ruby star, nivea lip care caregloss &shine, sodastationary not defterim ve üzerinde sizin göremediğiniz harika bir boru sistemi (evet boru sistemi çizdim not defterimin üzerine..) , tabii ki stabilolarım, bir de yanımda taşıyıp sürekli kullanmayı unuttuğum (hadi biraz da istemediğim diyelim) gözlüğüm

Ben de üniversiteden arkadaşım Ceyde'yi, yeniden yazsın diye Everfever'ı, macerayı seven ev kadını Justin'i mimliyorum, dökülün bakalım!

Thursday, March 19, 2009

tears

kimin için ya da neyin için ağladığınız önemlidir.ben dün eski güzel günler için ağladım.

p.s. rüyamda kırmızı bir elmayı ısırarak yiyordum

Wednesday, March 18, 2009

tokidoki



































14 yaşında olmak..

i don't


Bu iğrenç espriyle yazıma başlarken, eğer sadık bir okuyum değilsen amaaan bre deryalar diyerek sayfadan hızla uzaklaşacağını biliyorum. Ve fekat şefkat timsali bir blog okuruysan nedir bu kızın derdi diye satırların seni götürdüğü yere sürükleneceksin. Yalnız dikkatli ol sürüklenirken düşme. Ben geçen bir düştüm. Denize uçuyordum. Olayım bu evet. Boş bulduğu her yere "dünyaanın eennn büyük deniz taşımacılık şirketiyiz yaaaniii o kadaaaar büyüğüz kiiii bööööyleeee kocaaamaaan ve süperiiiz" mealinde reklamlar yapıştırmayı biliyosun di mi ido? Ama hala vapura iki tahtanın üzerinden yürüyerek geçiyoruz, ha düştüm ha düşücem endişesiyle şimdi düşersem vapurla iskele arasında sıkışıp patlarım, balıklar iç organlarımı yer gibi birbirinden hoş düşüncelerle.. Sen ne sefil ne dandik bi kurumsun lan??!!! Niye adam gibi güvenli bir geçiş sistemi yapmıyosunuz? Canımıza kastınız mı var?
(sinirli/sınırlı post)

Thursday, March 12, 2009

Alacakaranlık

Alacakaranlığı okudum ve Epsilon yayınevi; sana laflar hazırladım!!


Hüseyin Baran; size yer yer vasat, yer yer vasatın altındaki çeviriniz için teşekkür ederim. Bilseydim ingilizcesini alır okurdum.
Meltem Erkmen; biliyorum genel yayın yönetmenlerinin çıkardıkları kitaplarla ilgilenmek yerine yapıcak çok daha eğlenceli işleri oluyor. O işleri tercih ettiğiniz belli..
ve en güzelini en sona sakladım; Fahrettin Levent; sizce de bir düzeltmen düzeltmek için elinde aldığı bir kitabı OKUSA daha iyi olmaz mı??? Sizin anlayacağınız dilden yazayım;
Ki"taptakİ Yasım ""ve noktalama* yallışları sonLara do?ru beni İ/yice kızdırma%a başladI amA neysekiben bi& vampi"r değ$limé"
İkinci kitabı ya paraya kıyıp orjinalinden okuycam ya da gidip okulun ordan korsanını alıcam, sizin okuyucularınıza saygınız bu kadarsa benim de size saygım bu kadar.
p.s. evet ben de artık vampir sevgili istiyorum, Oh Edward..

Tuesday, March 10, 2009

hppffmm

Rabbime sordum, cevab veremedi, yok öyle değildi di mi**

sürekli yağmurun yağması mı depresyonumu tetikliyor acaba yoksa ben zaten depresyona girecektim de yağmur mu üstüne yağdı? yok bu da olmadı..

şimdi saçlarımı geriye attım, kollarımı sıvadım, yatağımı topladım, hadi bakalım dedim;

sonra o aradı yok bu hafta içi müsait değilim dedi, öbürü benim dizi çekimim var gelemem dedi, ona kayıt yaptıramadım çok pahalıydı, öbürü için öğrenci belgesi almak gerekiyodu, öğrenci belgesi için bugün başvursam 3 gün sonraya çıkarıyolar, ama bugün şimdi kim gidicek beyazıta, onunla bi konuşalım da keyfimiz yerine gelsin, onun da keyfi mi yok ne, beriki, o her zaman çok çalışmak zorunda, plan yapmıştım ben nerde o plan? yazar arıycaktım, çocuk kitabı, hah evet, boşver saçma bir uğraş, annem yeni işime iş demiyor, kim diyor ki zati, öbür yeri ara, dur bi, o zaman chuck ı izliyim madem, kotayı aşıyosuuun, o zaman bi film izlesem, onu onla izliycektim, şunu izlesem, aslında bişiler okuyadabilirim, ama önce biraz atıştırıyim,ya ne olucak benim bu halim, hayatım ne biçim bomboş bok gibi geçiyo,lanet olsun ya,ühüüübıdıbıdıbıdıbıdı..

kapşonlu üstüm nerde benim?!
kafamızı güzelce kapayalım.. evvet..
at kendini sokağa.. yağmurun altında.. çözülmesi gerekir neyin varsa.. hem ağlasan da.. belli olmaz ki yağmurda

Monday, March 09, 2009

71

* Ülkenin başbakanının meşhur "ananı da al git" diye höykürdüğü çiftçi göz altına alınmış, ya bir daha aynı eylemi yaparsaymış. Başbakanın gittiği illerde katılımın neden düşük olduğu ortada bence, ortada adam bırakmıyolar, ondan sonra da fotoşop!

*8 Mart kadınlar gününde Kadıköydeydim.Her ne kadar ben Feminist kolektifin grubunu çekmek için orada bulunsam da, yine de böyle bir yürüyüşün içinde olmak çok güzeldi. Hatta çekim felan olmasa da yine bi dahaki 8 marta giderim. Şarkılar türküler. Bir sürü kadın, genç yaşlı, travestiler felan. Çok zekice hazırlanmış sloganlar..Çok eğlenceliydi gerçekten. Fakat sonra ne oldu. Kadınlar günü DTP'nin mitingine dönüştü.. hatta Feminist Kolektifin pankartlarını taşıyan ama Apo hakkında slogan atan (ne söylediklerini tam anlayamadım kürtçeydi ama övdükleri belliydi) kadınlar grubun önüne geçtiler. Bu kadınlar da feminist mi diye sordum.
"Hayır" dediler, "ama onlar da yıllarca öyle bastırılmışlar ki şimdi en ufak bir fırsat bulduklarında kendilerini göstermek için coşuyorlar" dediler. "biz kimseye sen arkaya geç, sen bizden değilsin ayrıl diyemeyiz" dediler.
Ve fakat sonuç olarak, feministler de pek anlaşılamadan politik solganlar arasında kaynayıp gittiler gibime geliyor yoksa bir şüphen mi var?

*Bugünlerde güzel öyküler okumak isterseniz(özellikle kadınlar); Özlem Tansal'ın Anlam ve Gülendam adlı İletişim'den çıkmış kitabını tavsiye ederim. Özlem hanımı şahsen de tanırım. Pek şirin ve tatlı biridir.O kadar söylüyorum artık.


*İnsanlığa bir faydam daha olsun (insanlığa derken kotasız insanlığa tabii ki yoksa kotalı pislikler ölsünler ki aslında ben de kotalıyım o zaman nedir bu kotasızlara yapılan yağcılık? günün birinde bu kızın çok hayrını gördük hadi sevabına kotasıza geçirelim mi diyecekler? işte umut fakirin ekmeğidir diyorum ve artık parantezimi kapıyorum)http://www.moviesfoundonline.com/movies.php

(hadi kotalılar başlatın bir imza kampanyası hadi ama, sizce de bunu hak etmiyor muyum)

* bu da kotasızlar için (öze dönüş) bir güzellik (ama ne güzellik) sözlükte gördüm, adını soyadını cinsiyetini yazıyorsun, porno yıldızı olsaydın adın ne olurdu onu söylüyor. Benimki pek fena http://gangstaname.com/porn_name.php

* Ding A Dong bir Abba şarkısı değildir. 1975 yılında Eurovizyonda Hollanda adına yarışan Teach In adlı grubun şarkısıdır. Moralinizin bozuk olduğu günlerde dinleyip neşe yumağına dönüşebilirsiniz. Bunun için tek yapmanız gereken isme tıklamak. (aman kotalara dikkat)

* 71 lira internet faturası ödedim. Bu konu hakkında daha fazla konuşmak istemiyorum..

*


evet, hadi dağılın artık..

Friday, March 06, 2009

ihtiyarlık

annanemle komşu teyze konuşuyor;
a: Yavrum sağolsun her gün kemoterapiye getirdi götürdü beni, ışına getirdi götürdü. benim gözüm
görmüyor, kulağım da iyi işitmiyor, bir işe yarayamıyorum ki. Gidip bir yeri sorsam, bulsam,
o arabayı park edip gelene kadar ben bir işe yarasam diyorum ama yok. Öylece bekliyorum. Sağır duymaz uydurur derler ya, ben de yanlış işitirim, başka
bir şey anlarım diye korkuyorum, hiç kimseylen konuşmuyorum. Orda oturup onu bekliyorum.
İnsan mahcup oluyor sonra, söylenenleri yanlış anlayınca. Yanlış bir cevap veririm diye
çekiniyorum.
k: Bilmez miyim bacım, ben de iyi duyamıyorum. Bazen çocuklarla torunlarla oturuyoruz. Onların konuştuğunu duyuyorum ama ne dediklerini anlamıyorum. Birşey söyleyip gülüyorlar. Kendi çocuğum olmasına rağmen ne dediniz diye her seferinde soramıyorum. Bazen ben de gülümsüyorum. Bazen anlamış gibi yapıyorum.

a: Gözlerim de görmüyor, istiyorum ki bir iş işliyim, elimden hiçbir şey gelmiyor, hep oturuyorum.

k: Ne yapalım gene Allah sağlık versin.

a: Amin.





Tuesday, March 03, 2009

gibime geliyor

*erkeklerin başına ne gelirse meraklarından geliyor
*kadınların başına ne gelirse erkeklerin meraklarından geliyor