Wednesday, October 14, 2009

mutluluk- devrim arabaları

Burada geceleri, parti varmış ama kurda kuşa yem olmadan nasıl dönerim ki geri diye strese girmeden geçirmenin basit bir yolu var sanırım. Her akşam bir film izlemek...
Ben de daha önce izleyemediğim için üzüldüğüm iki film izledim. Spoiler içerebilir.



Mutluluk, kötü bir filmdi diyemem haşa. Görüntü yönetmeni gelir, beni bulur, hesap sorar, mahcup olurum. Şimdi ben tecavüzcünün amca olduğunu başından anladıydım zaten, kesin bu lavuk yaptı niye bu kadar önemsiyor ki kesin bu çıkıcak sonunda diye düşünüyordum.
Özgü Namal iyiydi, akses kızı olduğunda ve reklamlar baydığında gıcık oluyordum, ama şimdi Yeditepe İstanbul günlerine döndü neredeyse benim için.
Cemal'den hoşlanan oldu mu? Ay ne iyi kalpli çocuk, ne yağız delikanlı, anadolu erkeği işte canım diyenler var mı aranızda? Çünkü ben tiksindim Cemal'den. Yani gerçekten, nefret ettim. Babasının insanlık yolunda upgrade edilmiş hali gibi. Bir level atlamış o kadar. Hala evrimini tamamlayamamış. Onu iyi biri yapan şey nedir? İnsan öldüremiyor olması mı? Bravo müthiş bir özellik! Ayrıca askerdeyken gayet te insan öldürebilen biri olduğunu anlıyoruz. Meryem'i öldürmedi, öldüremedi, peki, ama dakka başı kaltak, kirlendi o, bıdıbıdı diyerek tokatlamasına ne diyeceğiz? İfrit oldum Cemal, kıl oldum sana.
Meryeemm, sen bu adamla da mutlu olamazsın, bu orangutan seni yarın öbür gün bakkaldan kıskanır, komşunun oğlundan kıskanır, 3 yaşında bir kardeşi olur, tutamaz kendini ondan kıskanır. Çekilmez bu adam benden söylemesi. Kaslı erkeklerden hoşlanıyorsan, kısa vadeli bir mutluluk olabilir ama bence bir daha düşün.
İrfan hoca, bir lafım da sana; hocam sen deli misin divane misin? İki kişiyi işe aldın teknene. Bir tanesi bildiğin manyak çıktı. Bağrına bastın. Tehditkar oldu, sineye çektin. En son seni tekmelediğini ve iple boğmaya çalıştığını hatırlıyorum, oturdun gene muhabbete devam. Nooluyo ya?
Son olarak Cemal askere yüksek lisanstan sonra mı gitmiş, doktoradan sonra mı? Zira 30'una çoktan gelmiş, diyorumm ve geçiyorum öbür filme.


Bu afişi de güzel di mi? Bu filmi izleyemediğim için cidden üzülüyordum. Evet adilik ettim internetten izledim ama dvdsi çıkmışsa dönüşte alıcam. Bana bir dokundu film, salya sümük, elimde havlu peçete öyle izledim. Nasıl gaza geldim, nasıl nasıl anlatamam. Okula gideyim hemen yarın olsun da, ben burda öyle bir başarılı olacağım kiiii, ülkem benimle gurur duyacak, hemen makalelerimi açıp okuyim, gece gündüz ders çalışıyim bunu istiyorum evet!..
Böyle birşeyler oldu bana. Mühendis olmak istiyorum. O derece etkiledi. Filmin tek falsosu Ankarasıydı. Hakikatten olmamıştı. Ama onu da görmedik inan, çalışmayacağını bile bile, gene de bir umutla izledim. Acayipti. Bu filmde de paşaya tilt oldum! Ya sen ne ayran gönüllü ne tırt bi yöneticisin. İlk okul çocukları bile senden daha sebatkardır. Adama bak yaa..O kadar durum raporu konmuş önüne, bakın bu araba işine girmemiz ekonomik yönden riskli diye. Hadi bunları dinlemedin. Milletin başına araba yapacaksınız işini sardın, bütçelerini ödeneklerini yakından takib etmedin, kesintilerden haberdar olmadın. Hadi bunu da geçtim basında çıkan yalan yanlış haberlere müdahelede bulunmadın. Arabanın benzini bitti diye küstün!! Öbür arabayla paşalar gibi gittin, onu da kaale almadın! Çocuk olsan yemin ediyorum iki tane çakmıştım suratına tööbe tööbeee. Sinir sahibi yaptın ulan beni!! Nasıl kıt bir adammışsın sen... Şımarık!!


Bu arada kalan tek araba hala çalışıyormuş, Eskişehirdeyken bilseydim görmeye giderdim.

1 comment:

Talisman said...

Cemal' e ben de gıcık olmuştum öküz gibi bişiydi. Hele o gaylerle yatıp sonra da onları döven adamlar gibi, kendisinin rüyalanıp da gidip kızı dövdüğü sahneler çok salaktı.
Devrim Arabaları evet güzeldi. Taner im Birsel im oynuyordu yahuu.