Tuesday, November 28, 2006

kurz und schmerzlos

Yani utanmasam sabah sabah seda sayan gibi Allaaahıma şükürler olsuun diycem (bu arada böyle bi lafı böyle bi kadının sahiplenmesi acayip geldi şimdi.. neyse) en sonunda izledim! kısa ve acısızı izledim! fatih akının - ki ben kendisine artık fatih abi demek istiyorum, böyle bi şekilde bi yerlerden akrabam olsun tanıdık çıksın, bayramlarda mesaj atıyim, ara ara birlikte dışarı çıkalım, ne bileyim aklına yeni bir fikir gelirse arayıp bana söylesin, olur mu olmaz mı oturup konuşalım tartışalım, ben onu görünce şööyle kocaman bi sarılıyim, birlikte kitapçılara gidelim, oturup muhabbet edelim istiyorum- bu sevgili insanın sevgili ilk gözağrısını izledim.. kısa ve acısız.. öncelikle film başladı ya, ilk başta 1 dakika felan çalan bi müzik var, dün akşamdan beri o şarkıyı başa alıp dinliyorum.(Şu anda da dinliyorum zaten) Costanın arabanın camını kırmasıyla sona eriyor, sonra ben tekrar başa alıp tekrar dinliyorum.. bir de sezen aksu var, bu adamın elinde çok tehlikeli bir silaha dönüşebiliyor.. çıplağına sar beni. sonra her filmde güneş şekilli eşyalar yapan bir alman kız var. sonra mehmet kurtuluş var ki kendisi tam olmuş.. budur.. bir baba var oğluna gel beraber sabah namazı kılalım diyor, müslümün yeri var, film izleyip yanyana uyuyakalan 3 sıkı dost var, onların dağılması var, aşk var, kardeşlik var, bir türk var, bir sırp var bir yunanlı var ki güzel şarkı söylüyo.. fatih akının kendi var (neco) türküler var düğün var dans var, birbirini öpen insanlar var,mafya var, yalan ve yalancılar var, ayrılık var, delirme var, ölüm var, kısa ve acısız..
ben bazen çalışırken bişeyler yaparken felan film dinlerim, artık bu filmi de dinliycem karar verdim.. o baştaki müzik..

Saturday, November 25, 2006

benden geçti ama sen yap, git buralardan!!!

(fazla eşya da alma yanına,kimseye de haber verme.. nereye gideceğini de bilme,neler yaşayacağını da, hiçbiryere takılı kalma, bağlanma, hareket et, birşeyler yap, Git! yapraklar yatağın olsun,kırlangıçlar arkadaşların, yıldızlar yorganın olsun..Hem zaten gökte işsiz güçsüz duruyorlar.. güzel olmasa da git ama güzel olacak, herşeyden ve herkesden.. sadece git, yolları izle, yollar geçsin tabelalar geçsin denizler geçsin köyler geçsin şehirler geçsin.. belki diner ruhunun sıkıntısı, bir geminin güvertesinde-bir kadınınkininde değil şarkının aksine- huzuru bulursun.. umulur ki rüzgar yüzüne çarparken, sen herşeyden kurtulmuşken, yaşamayı sevebilirsin belki,bir coşku oluşur içinde sebepsiz yere, ve yüzünde bir gerilme, evet evet gitgide kocaman bir gülümseme.. arkanı dönebilsen herşeye..ve o an neden yaşadığını anlayabildiğinde, geri dönme ve bana söyleme!!! ben ölmeliyim ellerim kollarım iplerle bağlı.. hak etmem bunu bilmeyi, zavallı aptal ben.. ben. benden geçti ama sen yap.. git buralardan,, yola koyul küçük küçük .. git buralardan..)

Friday, November 24, 2006

Arabesk Kültürün Önlenemez Doğuşu Ve Türk Sinemasındaki Etkileri

Ders Notları-3

(1971-1990) 60’lı yılların sonu 70’li yılların başında köyden kente özellikle İstanbul’a göç başlıyor. Siyasilerin de göz yummasıyla şehrin uzaklarında gecekondulaşma başlıyor. Şehir kültürüne alışamayan bu gecekondular, kendi altkültürlerini oluşturuyorlar. Arabeskin genelinde karamsarlık hakimdir. Arabesk kültürü ilk önce müzik alanında görülüyor. Gecekondulara ait olması, önemsenmemesine yol açıyor. Minibüslerde çalınıyor. En sonunda büyük bir kitle bulunca sinemaya sıçrıyor.
Mısır filmleriyle ülkemize gelen bu akım Lütfi Akad tarafından 1971 yılında çekilen Orhan Gencabay’ ın başrolünde oynadığı Bir Teselli Ver filmiyle başlıyor. Arabesk giderek popülerleşip, hayatın her dalına siniyor ve nihayet bir yaşama biçimi oluyor. Lütfi Akad- Bir Teselli Ver, Oksal Pekmezoğlu- Ah Koca Dünya, Yücel Çakmaklı- Ben Doğarken Ölmüşüm, Safa Önal- Dertlerim Benim Olsun, Osman Seden- Batsın Bu Dünya, Orhan Aksoy – Bir Araya Gelemeyiz-Bıktım Bu Hayattan (filmlerin isimlerinden belli değil mi J)
Arabesk filmler 1977 sonrası hızla arttı, Orhan Gencabay dönemin en aranan oyuncusu, onun yanı sıra Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses, İbrahim Tatlıses, Ercan Turgut, Ümit Besen, Bülent Ersoy dönemin ünlü oyuncularıdır.

Türk Sinemasında Hint Filmlerinin Etkileri

Ders Notları-2


Her şey 50’li yılların başında Toros Film tarafından getirtilen Avare filmi ile başladı. Filmin gişelerde yakaladığı büyük başarı sonucunda Türk sinemasında Hint filmleri etkisi görülmeye başlandı. Abartılı melodram, abartılı makyaj ve müzikal sahneler etkisini gösterdi. Yapımcı yönetmen ve oyuncu Raj Kapoor Avare’de de kendine eşlik eden Nargis’in ölümünden sonra değişik oyuncularla yine aynı tarzda filmleriyle gündeme geldi. Tıpkı Mısır filmlerinde olduğu gibi Hintçe şarkılara Türkçe sözler yazıldı. Hint filmleri o dönemlerde genelde geri kalmış ülkelerde izleyici buluyordu ve ne yazık ki Türk halkı bu filmlerde kendini bulmuştu; iyi kalpli, fakir, işsiz, aşkı arayan ve bulan, sınıf atlayıp mutlu olan insanların hikayesi anlatılıyordu. Yapımcı ve yönetmenler bu filmlerin hikayelerini Türkiye koşullarına uyarlayıp filme aldılar.

Türk Öğrencileri İçin Hizmette Sınır Tanımayan Blog!

Türk Sineması Dersi Notları:
Farkındayım pek fazla detaylı bilgi yok ama, yine de birşeyler öğrenebilirsiniz; ilgisini çekenlere işte ilk konumuz:
Türk Sinemasında Mısır Filmlerinin Etkisi
Türk Sineması özellikle 1938-44 yılları arasında ciddi bir şekilde Mısır filmlerinin etkisi altında kalmıştır. Bunun nedeni 2. Dünya savaşı sırasında Avrupa sinemasının milliyetçi ve propaganda yapan filmlere ağırlık vermesiyle, Türk sinemasının izleyici çekmek için Amerikan sinemasına yönelmesidir. Tabii Amerika’dan gelen filmlerin Avrupa üzerinden gelmesi savaş dolayısıyla imkansız olduğundan filmler Mısır üzerinden Türkiye’ye gelmeye başlamıştır. Bu sırada gelen her Amerikan filminin yanında birkaç tane de Mısır filmi gelmeye başlamıştır. Türk seyircisi zaten yerli filme hasret kalmıştır, fesli erkekleri, örtülü kadınları ezan sesi duyulan filmleri gördüğünde bu filmlere olağanüstü ilgi göstermiştir. İlk gösterime giren Mısır filmi Aşkın Gözyaşları (Damu al-hubb), Şehzadebaşı sinemasında gösterime girdiği zaman gece yarısından itibaren insanlar bilet almak için gişelerin önünde kuyruklar oluşturmuşlar, trafiği kilitlemişlerdir.
Tabii bu büyük ilgiyi gören yapımcı ve yönetmenler hemen kolları sıvayarak Mısır filmlerini taklit edip bol müzikli filmler çekmeye başlamışlardır. Bazen de ünlü müzisyenler Mısır filmlerinde sadece şarkılı kısımlara Türkçe söz yazmışlardır. Böylece Türkçe sözlü şarkıları olan Mısır filmleri oluşmuştur ve bu filmler isimleri ve konularından çok bu şarkılarıyla bilinir olmuşlardır.Böylece Türk sineması, arabesk adı verilen ve günümüze kadar süren, Arap etkisindeki filmlerle tanışmıştır.Dönemin en meşhur filmleri: Sahra Güzeli, Lekeli Kadın, Leyla ile Mecnun, Harun Reşid’in Gözdesi, Selahaddin Eyyubi, Damgalı Adam.

Wednesday, November 22, 2006

sen beni prenses peri mi sandın?


o beni prenses peri sanıyoo

nil




gerçekleri öğrenince yüzündeki ifadeyi görmeliydin
sena



fotoşoplar için tenku cizelciğim canım beniim:)

p.s.vize haftam ve bitmek bilmeyen ödevlerim nedeniyle çevreye verdiğim geçici rahatsızlıktan dolayı özür diler, küçüklerimin gözlerini oyar, büyüklerimin parmaklarını kırarım..

Thursday, November 16, 2006

everything you always wanted to know about sex (but were afraid to ask)

you could have a great career,
and you should;yes you should.
only one thing stops you dear:
you're too good; way too good!
if you want a future, darlin',
why don't you get a past?'
cause that fateful moment's comin' at last...
we're all alone, no chaperone can get our number
the world's in slumber--let's misbehave!!!
there's something wild about you child
that's so contagious
let's be outrageous--let's misbehave!!!
when adam won eve's hand
he wouldn't stand for teasin'.
he didn't care about those apples out of season.
they say that spring means just one thing to little lovebirds
we're not above birds--let's misbehave!!!
it's getting late and while i wait
my poor heart aches on
why keep the breaks on?--let's misbehave!!!
i feel quite sure affaire d'amour
would be attractive
while we're still active, let's misbehave!
you know my heart is true
and you say you for me care...
somebody's sure to tell,
but what the heck do we care?
they say that bears have love affairs and even camels
we're men and mammals--let's misbehave!!!


ehehehehehehe... eğlenceli film, eğlenceli şarkı..

Sunday, November 05, 2006

A SHORT FILM ABOUT LOVE

yeni izledim.. aşk.. ne söylesem şimdi az kalıcak yavan kalıcak.. filme yetişemiycek gibi.. ...ben ne zaman böyle filmler çekeceğim yaa... bak yavan kalıyo.. evet.. saygıyla susuyorum..