Thursday, December 29, 2005

bir hacivatim, bir karagözüm değer dünya malına...
kimseye değmezmiş :(
ühüüüüüüüüüüüüüü

Tuesday, December 27, 2005

dilime dolanan bir türkü..

Tanrıdan diledim bu kadar dilek

O yarin yüzünü bir daha görek

Gel aman aman yanıma

Kıyma bu yazık canıma

Bir kara kaşın bir kara gözün

Değer dünya malına

Bana kısmet değil dizinde yatmak

Dizinde yatıp da yüzüne bakmak

Gel aman aman yanıma

Kıyma bu yazık canıma

Bir kara kaşın bir kara gözün

Değer dünya malına...

sebepsiz değilmiş dilime dolanması :)
yurt nasıl bişeydir ya... evden yurda döndüğün o akşam hissettiklerin nasıl açıklanabilir.. hangi kelimelerle... karanlık odanın ışığını bile açmak gelmez içinden. valizini yere bırakırsın.. -anne evet geldim ben.. hıhı..iyiydi yolculuk.. evet.. tamam.. sende selam söyle.. .siz evinizde oturun şimdi..ben burdayım.. niye burdayım lan ben?? geri dönmek.. o da olmaz.. yurtta kalmanın iyi tarafları da kötü tarafları da var tabii sanırım daha çok kimlerle kaldıınıza bağlı bunlar ama yurt nedir sorusuna en güzel cevap şudur bence: 'evden döndüğünde tertemiz ve mis gibi kokan nevresimini sunta kokulu yatağına serip ne işim var ulan burda düşünceleriyle yatıp asla uyuyamamak' off..
böyle değil sena biliyosun sadece bu yurtta böyle oldu..
hayır ilk kaldıım yurtta öyleydi ama orda birlikte yaşadıım insanları çok seviyordum sonra ev falan iyiydi herkes..
sevilmeye alışmış küçük bi çocuk gibi davranma.. :(
tamam..
özür dilerim..

Monday, December 19, 2005

inleyen nağmeler ruhumu sardı.. bir rüya ki orda hep şarkılar vardı...
masamda kendi kendime oturmuşum, arayan soran her zaman ki gibi yok, turkcell'den gelen bir mesaj en son yüreğimi sızlatan.... tek başımayım,camdan dışarı bakıp yıldızları gördüm..tek başımayım ve gülümsedim yıldızlara da tek başıma ve kimse aferim kızıma deyip başımı okşamadı, okşamazlardı çünkü onlar bir aradaydı, yıldızlar, onlar hep parlaktı, yukarıdaydı ve insan ha deyince bir tanesine ulaşamazdı....yani odamın camından onlara yolladığım bu çekingen ve yalnız gülümseme daha onlarca kabul görmeden kapıdan çevrilmişti büyük ihtimalle.. ben de her zamanki gibi içime, yanimasama döndüm.masam iyiydi..yapıştırdığım resimlere baktım ve kucağına uzandım masamın,canımm diye bir ses..duymadım..sıcak bir kucakta bulamadım ama itilmedim de... şu resimlere tek tek baktım..amma da salaktım..masasında uyuyakalmış bir çizerin kafasından fışkıran dünyalar, puro içen bir melekle öpüşen yaralı ve silahlı bir kız,Gandalf her zamanki asasına dayanmış, talihsiz serüvenler dizisinden bir sahne, yanmış evin içinde çocuklar, kafeste bir balık,bir sürü post-it,gaz verici sözler,takvim,işaretlenmiş tarihler,,,,,,kendi dünyamda mutluydum tabii ama yalnızdım da, tüm tatminsizliğimin bu yalnızlığımdan kaynaklandığını düşündüm...ukala biri olmak nasıl bir şeydir acaba? Düşündüm... sevilmediğimi düşündüm kimse tarafından delice, kimse atarafından hatırlanmadığımı düşündüm turkcell dışında ve eğer para da harcamasaydım, belki de gelip beni öldürürlerdi!!! boşuna ağaçlar kesiliyor senin yüzünden!!! Düşündüm... sonra da eee dedim, yeşil gözlü uzun boylu, ince belli bir dilber olamadın dedim..seni bu halinle kim sevsin,ama haksızlık bu dedim, değil dedim.. erkekler bunu ister.. bilirsin dedim.. sustum cevap veremedim..hem tersinin hak olduğunu idda edebilirmisin? sevmem böyle şeyleri dedim.. beceremezsin de ondan dedim.. keşke güzel şiirler yazabilsem.. ama en azından güzel şiirleri okuyabiliyorum....bunun için teşekkür ettim. Yine kimse başımı okşayıp aferim kızıma demedi, çenemi şöyle bir kaldırdım masadan.. bir şeyler olacak.. hadi! şimdi! şu saniye! HAYDİ! Bir şey olmad.. Fazla büyük beklentiler içinde olduğumu düşündüm. Normal şeyler, alınabilir şeyler, örneğin bir incikolye, bir salon takımı, zengin bir koca, 2 tatlı çocuk.. (sahi her şeyin bir fiyatı var mıdır?) bunları hayal etmem gerekirken tutmuş neler hayal ediyorum. Hiç olmayacak şeyleri hayal etmek nasılbir duygu? Kiminle konuşuyorsun? :) Bilmem sence? Cevap vericekimsem yok şu an. Saçlarımı okşayıp aferim akıllı kızıma diycek biri yok.. arkadan gelip sarılıcak, beni hiç bırakmayacağını söyliyecek biri yok,yok,yok, nasıl olduğumu şu an ne hissettiğimi merak eden biri , oralarda bir yerlerde olmalısın.. sen yalnızca benim kafamda yaşamıyosun..senin bu dünya üzerinde yaşadığına inanmak istiyorum. Elleri ceplerinde, gökyüzüne bakanve beni merak eden biri,sen! Hey! Burdayım! HEY!
Canlı yayınlarda arkadan kameraya el sallayanlar, dünya üzerinde yaşadıklarınıkanıtlamaya çalışan,ben de burdayım,beni de görün demeye çalışan başarısız insanlarmış. Bunu bir blog yardımıyla yapanlara ne demeli...
uçan kuşlar, martılar, yeşil tatlı bir bahar, gülen şen sevdalılar vardı........

Sunday, December 18, 2005

yumurta çakılmaz, kırılır
ilaç atılmaz, alınır
sofrabezinin adı peçete değildir
dizi ile film ayrı şeylerdir...

Saturday, December 10, 2005

dilencilere hiç para vermem ben.. ama geçen gün bir tanesinin önünden geçerken düşündüm.. ulan biri çıkmış yola önünden gelene geçene dua ediyo.. senin iyiliğin için sadece.. bu insanların yaşaması lazım,bizim bunları yaşatmamız lazım!! ama gene de para vermedim.. he he hee :)

flight plan..

Ya bizim Süleyman hoca şöyle demişti bi kere ; bir oyuncu hep kendini ve/yahut aynı kişiyi oynuyorsa o iyi bir oyuncu değildir.. filmi bu cümle bağlamında eleştirmek gerekirse.. panic room u alıp uçakta çekmişler diyebilirim + jodie foster iyi bir oyuncu değildir.. walla öyle..

Thursday, December 08, 2005

babam ve oğlum...


Babam ve oğlumu izledik zeyneple .. her ne kadar iyi film olsa da sanki ya naapsamda şu izleyenleri ağlatsam gibi bi hava vardı sanki.. şimdi oyunculuk iyiydi yalnızca filmin başındaki ablanın hamileliği biraz sırıtmış gibiydi... o kız dışında herkesin oyunculuğu iyiydi ama o çocuk!!! o çocuk.. o çocuk kimdi yaw? Ege Tanman mış.. evlat edinicem o çocuu ben.. çocuk bitirdi beni.. afferim çocuk sana.. sen belki de bu sayfaları hiç okumıycak olsan da afferim.. ya aslında ne biliyomusun blogcum konu çok kötü yaa bi çocuk yaa annesi yok zaten ya babası da ölücek.. ona bunu nasıl anlatıcaksın yaa. çekimi mekimi beni ilgilendirmez yani yok efndim dizi gibiymiş televizyoncu olduu çok belliymiş kamera açıları bilmemneymiş.. konusu çok üzücü.. o bi çocuk yaa diyosun.. için eziliyo.. o babanneyle dedeyi öyle iyi anlıyorsun ki. zaten oğulları bir dönem gördüğü işkenceden bu hale gelmiş,ölüyor.. bir şey yapamamışlar.. ne yapsınlar biricik torunlarını mutlu etmek için.. kendi ailen geliyor aklına torunları için çocukları için neler yaparlar onu hatırlıyosun..hatta bi ara bi film izlemiştim o da beni seviyor diye.. doğallığı onu hatırlatıyor. yani bu film adamı vuruyorsa konudan vuruyor.. ağlatıyorsa konudan ağlatıyor.. bu da sinemada biçim mi konu mu soruma geliyor.. şu an konu 1 -0 :) ha bu arada ben çok ağlamadım genede öyle gözlerim falan şişmedi.. zeynep mi? o hiç ağlamadı..

cevapsız arama 2

Cevapsız arama 2 yi izledim. ya artık sapıtmışlar yani.. korku desen ilkindeki gibi kesinlikle korkmadık ya hata hiç korkmadık.. konusu iyice saçmalaştı.. biz düğüm çözülücek diye beklerken ya nooluyo yaw manyakmısınız hey allaam yaa kıvamına geldik.. bitirmişler abi daha devamı gelmesin bu serinin bence..

Wednesday, December 07, 2005

bu günlerde şunu çok sık düşünmeye başladım.. ben kimsenin sevmediği, kimseyle anlaşamayan, uyuz bi kızmıyım.. hiç kimse tarafından sevilmemenin üzüntü ve kasveti bir yana kendimi insanlardan soyutladım soyutlıycam.. bunu daha önce düşünmemiştim hiç hani ben hep çok sevilirdim ya.. eskidenmiymiş o günler... ben insanlardan uzakmı durmalıyım... bunu düşünüyorum.. kendimi anlatabileceğim birini bulabilecekmiyim.. öyle biri varmı.. bende kendimi anlatıcak mecal kaldımı.. istiyormuyum bunu..................... insanlardan uzak mı durmalıyım.. onlar normal ve düzenli hayatlarına devam etsinler mutlu olsunlar..sinemalara girsinler.. birbirlerinin aynı yada zıddı fikirlerini söyleyip dursunlar.. bu bir aşağlama değildir.. ben kendimi ait hissettiğim bi grupbulamadım.. insanlara karışamadım.. bu fikrin üzerinde durucam.. ve bir cevap bulursam sana yazılıcam.. sevilmeyen insansam ve bunu kaldırabiliceksem.. yalnızlık benim alınyazımdır bundan sonra..

Monday, December 05, 2005

sen ne dilersen..

Bugün Haşimoyla sen ne dilersen e gittik.. görüntüler falan çok güzeldi.. yalnız film ara ara türkçeden çıkıyo anlamıyosun :P yok film güzel olmasına çok güzeldi görüntüler süperdi! kostümler fln.. ama sonunda -spoiler- ışın karacanın numaradan zeka özürlü gibi davranması biraz saçma geldi.. yani kardeşim olurda bu kadarmı numara olur :p neyse sonuçta güzeldi.. ama mesela benim gibi hayalci birini alıp götürmedi.. niye götürmedi? işte orasını yönetmene sormak lazım cem başeskioğlu niçin götremedi beni filminiz? ha bu arada müzikler süperdi!

Sunday, December 04, 2005

... tam 4 saatir direksyon başındayım.hava sıcak ve kuru ve bu lanet arabanın kliması yok.yine de araba benim olmadığı için fazla şikayet etmem doğru olmaz.şehirden artık iyice uzaklaştım ve kafamda bazı sorular var örneğin buraya nasıl geldim, bu insanlar da kim ve nereye gidiyoruz.....

Friday, December 02, 2005

sıradaki şarkı eskişehirdeki yurt arkadaşlarıma..

beni artık yormayın, daha fazla sormayın, vardır elbet bildiğim boşuna uğraşmayın
biraz sinirliymişim, bişey beğenmezmişim, evden hiç çıkmazmışım, iki laf etmezmişim
çünkü gülyabaniyim ben çok yabaniyim ben girerim rüyanıza, hepinizi yerim ben
doğduğum günden beri mecburen içerdeyim, en doğrusu böylesi dışarı çağırmayın
biraz kibirliymişim, bi selam vermezmişim, biraz acayipmişim, galiba deliymişim
gülyabaniyim ben çok yabaniyim ben girerim rüyanıza, hepinizi yerim ben
gülyabaniyim ben pek yabaniyim ben girerim rüyanıza, hepinizi yerim... heheheee

Thursday, December 01, 2005







resimleri koyuyim dedim.. ninyeyse becertemedim. amaann bu kadar artık neyse..

Harry Potter a gittim.. büyülendim.. döndüm...