Friday, October 28, 2005

eski sevgili...

Eski sevgililerin en büyük özelliği, sanırım, başlarına eski sıfatını aldıklarıandan itibaren, yüzyüze konuşmadığımız kadar çok arkalarından konuşmamızdır ''niye o zaman böyle davranmıştı, ben niçin öyle demiştim, o olayda kim haklıydı, ne aptalım böyle biriyle nasıl birlikte oldum, ben bir daha onun gibisini nasıl bulurum bööhüüüüüeee..v.s.'' Üstelik bu durum yeni birini bulunca da çoğunlukla geçmez.. hatta bazen olay abartılır yeni sevgiliyle paylaşılır onun eski sevgilisi de konuya dahil edilir.. bir geyiktir döner.. peşi bırakılmaz.. ruha sıkıntı verir.. kim ne ister bu eski sevgiliden bilinmez.. biten biter.. geride bırakamadıklarımız dilimizde döner de döner...

Oh Wilmaa, I m Home!!

Eve döndüm :)

Saturday, October 22, 2005

galba hayatımızı bi pazarlama müdürü edasıyla yönetmemiz gerekiyor... hıh...

Yeni Sevgili Yurt Arkadaşlarım....

Sevgilisiyle birlikte sevgilisinin bi akrabasına kalmaya gidecek olan değerli yurt arkadaşım, gece sahura kalktıklarında makyajsız olacağı için çirkin görüneceğini düşünüyor, diğer pek sevgili yurt arkadaşım da biraz daha erken kalkıp hafif bi makyaj yapmasını öneriyor...işimiz var....

Big Fish


Big Fish tam benim gibi hayalcilere göre bi film..he he he..

The İmam

Bir sürü güzel konuyu hiç işlemeden geçmişsiniz hacım?? -spoiler- ne adamın imam hatipli olduğunu saklamasını , saklarken düştüğü gülünç durumları, ortaya çıktığında hissettiklerini, karşılaştıkları tepkileri vermişsiniz, ne pirim dediği (şapkalı i) arkadaşıyla olan geçmişini tam olarak vermişsiniz, ne imam hatipli kimliğini kabul edişini, ne yaşadığı iç hesaplaşmaları... ohooo..dedim belki köyde birşeyler olur, kurtarırlar filmi, köyde gizli kalmış bir sır olabilirdi din adına işlenmiş korkunç bi cinayet falan..köylü hocayı hiç sevmiyebilirdi,taşlarlardı.. ne biliyim yaa. bi tane kötü adam var onunda tek kötü tarafı ailesine şiddet uygulaması..bu ne yaw? birazcık başörtüsü konusuna girelim demiş, sonra hemen vazgeçmişler..neyse.. sonuç olarak önümüzdeki ramazan sahur-iftar the imamcıyız o kesin!

nerelisin?

İstanbulluyum dediğimde;
ünlüleri görüyomusun diyenlerin suratına çemkirmek,
lailaya reinaya gidiyomusun diyenlerin suratına balık fırlatmak,
onu geç, asıl memleket neresi diyenleri ıslak odunla dövmek istiyorum...
off.. ben istanbulu özledim...

Wednesday, October 19, 2005

Balans Ve Manevra

Öff hiç olmamış.. Herkesin özellikle Teoman'ın sürekli beylik laflar etmeye çalıştığı anlamsız bi film olmuş..Belki Teoman'ın yönetmenliğini eleştirecek seviyede değilim ama senaryoyu ve oyunculuğu eleştirebilirim (he he he) Bir kere diyaloglar çok anlamsız ve havada kalmış.. karakterler oyuncular ve replikleri bir türlü eşleşememiş gibi.. anlamsız ve gereksiz bi ton sahne, konuşma.. Teoman'ın o rahatsız edici ses tonu..Bir de filmin adının film boyunca sürekli tekrarlanması sonlara doğru can sıkıcı olmaya başlıyor... İzlemeyenlerin bir şey kaybetmeyeceği izleyenlerin kazanmayacağı bi film.. tamam filmlere kazanç kayıp gözüyle de bakmıyorum ama.. hiç oturmamış gibi.. hep bişeylerin yerine oturmasını bekliyorsunuz ve o olmadan film bitiyo.. filmin sonu bile havada kalmış.. ben beğenmedim kısaca..

Pieces Of April


Kendisinden nefret eden ailesini son bir iyi niyet kırıntısı ve sevgilisinin zorlamasıyla yemeğe davet eden hanımkızımızın ve bir türlü pişiremediği hindisinin öyküsü.. Üstelik aile yolda yiyip geliyo duruma hazırlıklı yani :) Yok o kadar basit değil.. bu yemek ya yenilicek ya yenilicek diyen bi baba var... kıskanç bi kızkardeş, ablasına bir şans daha vermek isteyen bi erkek kardeş, kaçık bir annane.. güzel bi filmdi bence.. Katie Holmes deyince artık Dawson's Creek gelmiyo aklıma hiç olmazsa :)

Monday, October 17, 2005

An Gelir Attila İlhan Ölür...

Hayalimdeki evlilik teklifiydi... gözlerimin içine bakarak 'ben sana mecburum.. bilemezsin...' diyecekti... Kalbim yerinden akıp ona doğru kayacaktı.. Şimdi gitgide yabancılaştığım bu çok uzak gelen anlamsız hayal bir de babasını kaybetti.. Attila İlhan öldü.. başımız sağ olsun..

Saturday, October 15, 2005

kuş garibi...

Şu kuşlar filminden beri ilk kez kuşlar hakkında tekrar böyle ürkütücü senaryolar yazılmaya başlandı.. eğer bu kuş gribi insanlara bulaşıyorsa ilk gidici benim kesin (yok yok etraftaki kazlardan dolayı değil :D ) sahurda yumurta iftarda yumurta... kanatlarım çıkmaya başladı bile.. cik cik......

Thursday, October 06, 2005

Işıl bunu neden yaptın???

Televizyonun karşısında pineklediğim bir gün şu aptal kaynana yarışmalarından birinde ortaokul arkadaşımı gördüm!!! Önce inanmadım, insan insana benzer dedim, adı Işıl olacak değil ya başka biridir diye düşünürken birden 'Işıl eski sevgilisi ile olan anılarını anlatıyor' diye bir yazı.... Beynimden vuruldum, kadıköyün ortasında ona tokat atan sevgilisini, onun maçoluğuna aşık olduğunu falan anlatıyo.. Işıl sana ne oldu yaa.. senin şu anda boğaziçinde master falan yapmanı beklerdim..o aşırı zeki,çalışkan, komik, erkek gibi kızdan yapma sarışın,takma tırnaklı,lensli iğrenç bi yaratık ortaya çıkmış!!! ama neden?bana ders çalıştırdığın günler geliyo aklıma ..Allah Allah.... Bir daha soruyorum, Işıl bunu neden yaptın?